Mutasavvıf Bayburtlu Büyük İrşâdi -İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ- (26 Kasım 2016 Cumartesi, Saat:14.00- İLESAM Genel Merkez Salonu)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

Mutasavvıf Bayburtlu Büyük İrşâdi -İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ-
(26 Kasım 2016 Cumartesi, Saat:14.00-
İLESAM Genel Merkez Salonu)



Mutasavvıf Bayburtlu Büyük İrşâdi

Edebiyatın, sanatın, kültürün ve aktüel konuların konuşulduğu, şiirlerin okunduğu etkinliklerine devam eden Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin Cumartesi toplantılarından biri daha 26 Kasım 2016 tarihinde İLESAM Kültür Evi’nde gerçekleştirildi.


İLESAM Genel Başkan Yardımcısı İlter Yeşilay'ın yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan program, Ali Kemal Parıldar'ın Mutasavvıf Bayburtlu Büyük İrşâdi konusunu anlatması ile devam etti.

 

BAYBURT İLİNİN  KISA  TARİHÇESİ

Bayburt Anadoluda en eski yerleşim yerlerinden biridir.Bayburt ,MÖ.dört binlerde,Asyadan gelen U rartular-Haldiler,ve Huriler 'in ilk yerleştikleri bir yerdir.Daha sonra Büyük Roma imparatorluğunun yönetimine girmiş ve Romalılarca meşhur Bayburt kalesi inşa edilmiştir. MS 395 tarihinde Doğu Roma 'nın yönetimi altına girmiş,1071-  1202 tarihleri arasında ,Saltukların ve Danışmenlerin elinde kalmıştır

Bayburt 1204 tarihinde Selçuklu Sultanı 2. Ruknettin tarafından alınmış,Erzurum ve Bayburt'un ''Melikliğini' kardeşi  Mugisiddin Tuğrul Şaha vermiştir. Tuğrul Şah ve oğlu Cihan Şah döneminde Kale yeniden imar  edilmiş dışı çinilerle kaplanmış kalenin adı ''Çinimaçin '' kalesi olarak adlandırılmıştır. Bayburt bu yönetimde çok imar edilmiş ve bilim şehri olmuştur.

Birara ,Erzurum ve Baayburt Moğolların istilasına uğramış ,kısa bir müddet Konya'ya bağlanmışlardır. 1237. 13. YY. Orta Asyadan ( Zencan'dan ) Bayburt'a gelen kabilelerin içinde çok hatırlı bir aile  olan Zencanların oğulları AHİ EMİR AHMET ZENCAN,Mevlana'yı ziyaret etmek ister ,aile izin vermez.Mevlâna rüyasında  Ahmet'in saçını keser ve O'na seni müritliğe kabul ettim der .Böylece kabri türbesi Bayburt'ta olan ,Ahi Emir Ahmet Zencan'ı ,Konya'dan gelenMürid Ârif Çellebi ziyaret eder ,Mevlâna!nın oğlu Sultan Veled ilede manevi kardeş olarak mektuplaşırlar.

Bayburt ticare yolu olarakta ,Moğolistan'la ,Ceneviz,ve Venedik arasında ipek yolu olarak bilinir. 

Bayburt ,1410 yıllarında Karakoyunlular'ın ve takiben Akkoyunlular'ın yönetimine girer . Yavuz  Selim,Çaldıran seferine giderken Bıyıklı Mehmet Paşayı Bayburt'un zaptı için görevlendirir.Mehmet Paşa 15 /ekim /1514 tarihinde Bayburt'u alarak Osmanlı topraklarına katmıştr

Bayburt Osmanlı döneminde iki kez Ruslar tarafından işgal görmüşse de ,kahramanca savunmalar yaparak onbinlerce şehidi vatana kurban vererek  Mareşal Fevzi Çakmak'ın ''Harp Tarihine, Kop dağındaki savunmasıyle ''İKİNCİ PİLEVNE''olarak kayda hak kazanmıştir

Bayburt , Birinci Cihan Savaşında ,16/ temmuz  / 1916 daki işgal dan, 21 /şubat  /1918 Tarihinde kurtulmuş bugüne kadar her yıl Kurtuluş Bayramını büyük coşku ile kutlamayı ,milli ve manevi duyguları gençlerine hediye etmeği görev bilmiştir. .Allâh  Devletimizi ve Vatanımızı

sonsuzadek korusun ,halkımızın   mutluluğunu devamlı kılsın.

TASAVVUF'DA MERTEBELER

Tasavvuf, mensup olanı Allah'a götüren yoldur.ZÜHT:her türlü zevke karşı koyarak,kendini ibadete veren kişidir..Daha sonra .TAKVA durumuna geçer.Bu durumda Allah korkusu ile yasaklardan sakınır,şehvetten nefsani duygulardan sakınarak ruhunu temize çikarır. Tasavvuf'ta yol:HAL veAŞK yoludur.Medreselerde ise; ilmin yolu .tecrübe tahkik ve delillerledir.  Ârifler'e göre üç türlü bilgi vardır:

a) İlmel Yakın: Akli delillerle hasil olur,

b)Aynel  Yakın:Görmek ile hasıl olur,

c)Hakkel Yakın :Görünen şeyin kendisi olur.

Tasavvuf'un mensubu olanlarda şu aşamalar görülür:a) şeriat kapısı,  Kur'an ve islâm esaslarına uymaktır zahir bilgilerdir.  b)TARİKAT KAPISI :(ilmi ledun)yani batın ilimlerdir,mürşitle sağlanır.

c)MARİFET KAPISI:Gerçeğin tadını alır,Hakikat kapısını açar. d)Hakikat kapısı aşamasına ulaşan kişi benlğinden sıyrılmış,Yaradan'la bir olmuştur.

Tasavvuf ehli bir  halde durmaz.Ümit ve ümitsizlik içinde bulunur.Buna: TELVİN  denir..

Bu halden kurtulma ile bir üst dereceye yükselir ki,bunada TEMKİN DENİR.

Tasavvuf  mensubu,şu mertebeleri geçerek  Allah'a ulaşır:

a)Nefs-i Emmare: Nefsin emrinden çıkma kurtulma çabası,

b)Nefs-i Levvame:Nefsin azap verici kötülüklerinden kurtulduktan sonra içine huzur gelmesi