PROF. DR. NURULLAH ÇETİN’in MEHMET EKİF KONUSUNDA YALÇIN KÜÇÜK’e CEVAPLARI

 / ETKİNLİKLERİMİZ

PROF. DR. NURULLAH ÇETİN’in YALÇIN KÜÇÜK’E CEVAPLARI

YALÇIN KÜÇÜK’ÜN MEHMET ÂKİF ERSOY’A DAİR İFTİRALARI ÜZERİNE İLESAM YÖNETİM KURULU ÜYESİ PROF. DR. NURULLAH ÇETİN’LE MÜLAKAT

 

Yalçın Küçük, yakın zamanda Çöküş (Mızrak Yayınları, İstanbul 2010) adlı bir kitap yayınladı. Bu kitabında büyük ölçüde Mehmet Âkif hakkında akıl almaz iftiralarda bulunuyor. Bunlar elbette herkesin gülüp geçeceği saçmalıklar; ama meseleyi bilmeyenlerin kafası karışabilir. O yüzden biz Mehmet Âkif ve İstiklal Marşı gerçeğini bu vesileyle bir kez daha aydınlatmak istiyoruz. Bu iftiralar ve saçmalıklar karşısında İLESAM olarak sessiz kalamazdık. İlesam Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nurullah ÇETİN’le Yrd. Doç. Dr. İbrahim TÜZER’in bu konuda yaptığı mülakatı dikkatlice okumanızı tavsiye ederiz.

 

 

İstiklal Marşı’nı Mehmet Âkif’in Yazmadığı

 

Yalçın Küçük kitabının değişik yerlerinde İstiklal Marşı’nı Mehmet Âkif’in yazmadığını, hiçbir yerde kendisine mal etmediğini, imzasını atmadığını, kendi malı olarak göstermediğini, bu marşı başkalarının yazdığını; ama Âkif’e mal edildiğini söylüyor. Bu minvaldeki bazı cümleleri şöyle:

 

 “Mehmet Ragif, asıl adı “Ragif” idi, hiçbir yerde bu Marş’ı yazdığını söylememiştir. Yaşadığı sürece şiirleri arasına almadığını da biliyoruz. Ersoy, Marş’ta sadece bir paravandır.”[1]

 

“Ragif’i ve Marş’ı Ersoy da reddetmiştir, şiir okumaya düşkün Ersoy, hiç söylememiş ve taht-ı imzasına hiç almamıştır. Reddiyesi var.”[2] Yani Yalçın Küçük burada Akif, Marşın altına imza atmamıştır, Marşın kendi malı olduğunu reddetmiştir diyor.

 

“Çünkü bu ifadeyi anlamak çok zordur; sanat eserlerinde, şiir dâhil, bir ürünü "hediye etmek" ve bu nedenle de reddetmek imkânsızdır; em­salini bilmiyoruz. Âkif’in, hiçbir yerde, bu Marş’ı sahiplenmediğini biliyoruz. Bu sözün anlamı budur ve daha doğrusu anlamı yoktur. Ersoy yaşadığı sürece Marş’ı kabul etmemişti ve kendi adıyla yayınlamadığı kesindir; yaşadığı sürece, kendisine ait kitaplarda ve bu arada Safahat’ta yayınlamadığı herkesin bildiği bir sır durumundadır.

 

Hiçbir anıda veya kaynakta Âkif’in bu marşı okuduğunun işaretine de rastlamadım. Millet Meclisi’nde kabul edildiği anda da bütün ısrarlara rağmen Âkif’in, Marş’ı okumadığı kayıtlıdır. Bütün bunlar, İstiklâl Marşı’nın Âkif tarafından yazılmadığını düşünmemizi tahrik etmektedir.”[3]

 

Kitabın değişik sayfalarında da müteaddit defalar bu tezini tekrarlıyor ve İstiklal Marşı’nı Âkif’in yazmadığını; başkaları tarafından yazıldığını söylüyor. Sizce böyle bir şey olabilir mi?

 

Prof. Dr. Nurullah ÇETİN: Şimdiye kadar duyduğum en saçma iddiadır bu. Adının önünde “Prof. Dr.” unvanı bulunan birinin bu kadar sorumsuzca laf etmesi anlaşılır değil. İstiklal Marşı’nı başkalarından oluşan bir heyet değil, Mehmet Âkif’in kendisi yazmıştır. Yalçın Küçük’ün iddia ettiği gibi Marş’ı kendisinin yazdığını söylemediği iddiası da doğru değildir. Âkif’in bu marşın kendisine ait olduğunu gösteren pek çok delil vardır. Bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz:

 

1. Marşla ilgili değişik şekillerde yaptığı açıklamaları, Marş’ı kendisinin yazdığını zaten ayan beyan ortaya koyar. Her şeyden önce Âkif, Taceddin Dergahı’nda yazdığı İstiklal Marşı metnini 21 Şubat 1337 Pazartesi günlü Kastamonu’da çıkan Açıksöz gazetesinde, kendi imzasıyla yayınladı. Açıksöz gazetesi İstiklal Marşı’nın kendi gazetelerinde yayınlanması üzerine şu notu koydular:

 

“Şair-i azam (en büyük şair) ve muhterem (saygıdeğer) Mehmet Âkif Beyefendi üstadımız “İstiklal Marşı” unvanlı bir bedîa-i nefiselerinin (eşsiz eserlerinin) ilk neşri (yayın) şerefini gazetemize lütuf buyurdular. Her mısrasında Türk ve İslam ruhunun ulvî (yüce) ve mübarek hisleri titreyen bu abide-i sanatı (sanat anıtını) kemal-i hürmet ve mübâhâtla (tam bir saygıyla ve övünçle) derc ederiz (gazetemize koyarız).”

 

Ayrıca Sebilürreşad’da (XVIII / 468, s.305) da Âkif, İstiklal Marşı’nı yine kendi imzasıyla yayınladı. O nüshalara bakılabilir. Dolayısıyla Yalçın Küçük’ün “Mehmet Ragif, asıl adı “Ragif” idi, hiçbir yerde bu Marş’ı yazdığını söylememiştir.” lafı boş bir laftır.

 

Âkif, İstiklal Marşı’nı Safahat adlı şiir kitabına koymadı. Çünkü onu tamamen kahraman Türk ordusuna ve Türk milletine hediye etti. Marşın o günkü millî heyecanın bir ürünü olduğunu, milletin ortak millî direniş ve tam bağımsızlık mücadele azminin bir yansıması olduğunu, dolayısıyla o zamanın ve o ortamın havasında yazılan bir eser olduğunu belirtir. Marş, elbette olağanüstü bir dönemin ve şartların ürünüdür, Türk milletinin ruhuna tercüman olmuştur. Bu bakımdan millete aittir ama bu durumdan İstiklal Marşı’nın Âkif tarafından yazılmadığı sonucu çıkarılamaz. Âkif, İstiklal Marşı’yla ilgili olarak Mısır’dan Türkiye’ye dönüşünde 17 Haziran 1936’da şu açıklamayı yapıyor:

 

“İstiklal Marşı… O günler ne samimi, ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir. Bin bir fecâyi (facialar) karşısında bunalan ruhların, ıstıraplar içinde halas (kurtuluş) dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz.. Onu kimse yazamaz… Onu ben de yazamam… Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur.”[4]

 

Şimdi bu sözler son derece açık. Bunu herkes anlayabilir. Görülen o ki bir tek Yalçın Küçük anlamamış. Âkif, “bu marş millete karşı en kıymetli hediyem” derken onun yazmadığı manası çıkar mı acaba?

 

Yine bir yerde en yakın dostu, dava arkadaşı Eş