İLESAM Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Nurullah ÇETİN’in 9. TÜRKÇE OLİMPİYATLARI İzlenimleri

 / ETKİNLİKLERİMİZ

Prof. Dr. Nurullah ÇETİN’in 9. TÜRKÇE OLİMPİYATLARI İzlenimleri

 

İLESAM Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Nurullah ÇETİN’in 9. TÜRKÇE OLİMPİYATLARI İzlenimleri

 

 

Dokuzuncusu bu sene (15-30 Haziran 2011) düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarında jüri (seçici kurul) üyesi olarak görev yaptım. Daha önce televizyonlardan izlediğim bu faaliyeti bu yıl bizzat içerden izleme imkânım oldu. Bu vesileyle izlenimlerimi, kanaatimi ve genel değerlendirmemi yazma gereği duydum.

 

 

 

 

Öncelikle dünya çocuklarına Türkçeyi öğretmek, Türk kültürünü, edebiyatını, sanatını, tarihini tanıtmak adına tam bir adanmışlık ruhuyla, Ahmet Yesevi tavrıyla ve fedakârca çalışan soylu Türk öğretmenlerinin, bu faaliyetin temel taşı olduklarını gördüm. Yarışmaya katılan çocukları bir anne, bir baba şefkatiyle hazırlamaları, çalıştırmaları, bir antrenör heyecanıyla onları sahiplenmeleri son derece takdire şayan bir durum. Yesevi dervişleri, Horasan erenleri bilincini kuşanmış bu öncü Türk eğitim kadrosu, hayatın anlamını tam bir millî, İslamî ve insanî sorumluluk içinde, Türkçemizin temsilciliğinde Türk kültürünün hizmetkârları olarak seferber olmada bulmuşlar. Hiçbir resmî görevle, parayla pulla, makamla mevkiyle, şanla şöhretle yapılamayacak olan bu hizmetler, tamamen hasbî ve samimi gayretlerin ürünleridir. Anadolu’nun değişik bölgelerinden gelip dünyanın her tarafına yayılan bu fedakâr Türk öğretmenlerini bu faaliyetin görünmez kahramanları olarak hesaba katmamız lazım.

 

Türkçe Olimpiyatları bir bütün olarak değerlendirildiğinde çok önemli sonuçlar üretiyor. Bu durumu özelliği itibariyle bir tasnif çerçevesi içine oturtursak şunu görüyoruz: Genel anlamda bizi tanımlayan iç içe geçmiş üç kimlik dairemiz var. Buna göre biz önce Türk milletine mensup olarak millîyiz, sonra İslam ümmetine mensup olarak İslamîyiz, üçüncü olarak da dünya insanlığının bir üyesi olarak evrenseliz. Bu üç kimlik, birbiriyle çatışan değil; bütünleşen bir yapıya sahiptir. Bize dünya üzerinde ve hayatta konum kazandıran zemin, bu 3 daireye bağlı kimliğimizdir. Türk, Müslüman ve dünyalı insan olan Türk milletinin bu evrensel konumunu daha bir belirgin kılmada, daha öne çıkarmada ve somut olarak daha anlamlı kılmada Türkçe Olimpiyatlarının büyük katkısını görüyorum.

 

Değişik tür ve dallarda yarışmaya katılan öğrenciler, başlıca üç grupta toplanıyor: Bir kısmı Türk dünyasından, bir kısmı İslam dünyasından ve bir kısmı da Türk-İslam dışı dünyadan gelmektedir. Böyle bir tasnif, bize şunu ifade ediyor: Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan gibi ülkelerden gelen çocuklar Türkçe etrafında aynı millete yani Türk milletine mensup olduklarının şuuruna varıyorlar. Dolayısıyla dünyanın her tarafına dağılmış olan büyük Türk milletinin evlatlarına aynı millete mensup olma şuurunu vermede Türkçenin merkezî bir konumu vardır.

 

 

İkinci olarak Türk olmayan İslam ülkelerinden gelen çocuklar da yine Türkçe merkezli, Türkçenin İslam kültürüyle örülmüş yapısından hareketle bütün Türklerin ve Müslümanların İslam ümmetine mensup olmaları şuurunu kazanmış oluyorlar. Mesela bu bağlamda Mehmet Âkif şiirleri oldukça etkileyiciydi.

 

Üçüncü olarak, Türk ve Müslüman olmayan ülkelerden gelen çocuklar da Türkçenin evrensel insanlık değerleriyle örülü kültürel, sanatsal, edebî yönüyle temas ederek bütün dünya insanlığının insan olma düzleminde kardeş oldukları bilincini kazanmış oluyorlar.

 

Dolayısıyla işlek Türkçemizin şiirler, şarkılar, hikâyeler, oyunlar, atasözleri, deyimler ve daha pek çok türler kanalıyla ifade ettiği zengin kültürel birikimle temas eden çocuklar, hangi milletten ve bölgeden olurlarsa olsunlar Türkçemizin bu kültürel derinliğinde kendilerini buluyorlar, yabancılık çekmiyorlar.

 

Bütün dünya milletlerinin barış içinde bir arada yaşamaları bir ideal hedefse, Türkçenin dünya dili olması bu işin çıkış noktasını oluşturacaktır. Zira Türkçemiz, sevgi, saygı, dayanışma, yardımlaşma, kucaklaşma, benimseme gibi birleştirici ve kapsayıcı bütün evrensel değer, duygu ve düşünceleri ifade kalıplarına dökmüş; bu anlamda evrensel insanlık kültürü ve edebiyatı oluşturmuş bir dildir. Zira Türkçemiz, Türk milletinin yüzyıllar boyunca çok değişik kavimlerle iç içe, yanyana yaşama tecrübeleriyle yoğrulmuş ve bu zemin üzerinden evrensel insanlık iletişim dilini, ortak insanlık gönül dilini üretebilmiş, kurabilmiş bir dildir. Bu dil, Türklere millî duygu, Müslümanlara İslamî ümmet bilinci, diğer insanlara da evrensel insanlık ruhu telkin eden çok zengin bir edebiyat birikimine sahiptir. Bu birikim bize Türkçemizin çatışma, dışlama, ötekileştirme dili değil; sevgi, saygı, kucaklama dili olduğunu gösteriyor. Ülkemizin değişik şehirlerinde sergilenen bu program vesilesiyle bunu açık olarak gördük.

 

 

 

Ayrıca Uluslararası Türkçe Olimpiyatları faaliyetleri kapsamında beyinleri, ruhları, şuurları henüz kirlenmemiş, yanlış önyargılarla kafaları karışmamış, saf, temiz, iyi niyetli dünya çocuklarının Türkçeyle millî, İslamî ve insanî değerleri terennüm etmeleri yine Dünya barışı adına umut verici bir durumdur. Zira bozulmamış, saf çocuk fıtratının Türkçemizin zarif, kültürel ve edebî terbiyesinden geçerek daha medenî bir dünya toplumu üretilebileceği kanaatindeyim. Bu anlamda beynelmilel bir tecrübe olan Osmanlı Yüce Devletinin Türkçe kanalıyla dünya insanlığına sunduğu medenî ve insanî değerler, hâlâ hafızalarda canlılığını korumaktadır. İster Müslüman, ister Hristiyan olsun Osmanlı himayesinden koparılmış milletlerin şimdi içinde bulundukları perişan durum ve bunun pişmanlığını yaşayanların ifadeleri, bunu açıkça ortaya koymaktadır.

 

Türkçenin gücü, önemi ve büyüklüğü, ürettiği evrensel insanlık medeniyeti birikimine dayalıdır. Türkçenin dünyanın pek çok yerinde öğrenilmesi demek, Türkçe kaynaklı insanî bir medeniyetin daha çok yayılması demektir. “Gelin tanış olalım” ilkesine bağlı olarak gerçekleştirilen Türkçe Olimpiyatlarını geliştirerek, zenginleştirerek ve yayarak kurumsal bir hâle getiren arkadaşların bu kutlu hizmetini millî bir çaba olarak takdir ediyor, tebrik ediyor ve selamlıyorum.

 

TÜRKİYE İLİM ve EDEBİYAT ESERİ SAHİPLERİ MESLEK BİRLİĞİ

İLESAM GENEL MERKEZİ

Adres

:

İzmir 1.Cad. No: 33/16  Aydın Apartmanı, Kat:4  Kızılay / ANKARA

Tel

:

0 312 419 49 38

Fax

:

0 312 419 49 39

Web

:

www.ilesam.org.tr

e-mail

:

ilesam@ilesam.org.tr

 

 Okunma Sayısı : 813         30 Haziran 2011

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 127493

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.