İLESAM KÜLTÜR EVİNDE “AHISKA TÜRKLÜĞÜ ” TEMASI İŞLENDİ

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM KÜLTÜR EVİNDE “AHISKA TÜRKLÜĞÜ ” TEMASI İŞLENDİ 

ŞİİR DİNLETİSİ YAPILDI
ve
KONUŞMACI DOÇ. DR. AYFER YILMAZ’DI

(15 ARALIK 2012)


İLESAM her cumartesi günü etkinliğinde seçtiği birbirinden değişik ve ilginç konularla, değerli konuşmacıları Kültür Evinde ağırlayarak farklılık yaratmaya devam ediyor.

Elbetteki üyelere verilen hizmetin, sunulan güzelliklerin altında çok büyük bir emek, takdire şayan bir çaba, hiç şüphesiz ki paylaşımın verdiği mutluluk ve çatısı altında barındırdığı üyelerine sonsuz bir sevgisi var İLESAM’ın. Geriye dönüp bakıldığında İLESAM’a kazandırılan ivmede genç, dinamik, aktif, yenilikçi ve üretken duruşuyla Genel Başkan Mehmet Nuri Parmaksız’ın ve ekibinin rolünün oldukça büyük olduğu aşikar. 

Ve görülüyor ki; kişisel üyelerinin yanı sıra kurumsal üyelerinin sayısının da günden güne artması hedeflediği amaçta emin adımlarla ilerleyen İLESAM’ın geleceğine ayna tutmakta ve ortak payda altında buluşturmakta.


 

Bu Cumartesi etkinliğinde yaşadığımız coğrafyadan birkaç saatliğine de olsa bizleri uzaklaştırarak Ahıska Türklüğünün kültürüne, edebiyatına, folklorik yapısına uzanan yolda eşlik eden Doç. Dr. Ayfer Yılmaz idi.

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız’ın daveti ile kürsüye gelen Doç. Dr. Ayfer Yılmaz Ahıska Türklüğünü geniş bir açıdan ele aldı ve konu hakkında şunları söyledi:


 

“Ahıska, Edirne Anlaşması ile Ruslara bırakılmış, Moskova Anlaşmasıyla da Gürcistan’a verilmiştir. Günümüzde Bursa, Amasya, Kars ve Marmara Bölgesinde çok sayıda Ahıska Türkü yaşamaktadır. Amerika’nın çeşitli yerlerinde de yaşamaya çalışmaktadırlar Ahıska Türkleri aynı zamanda bugün eski Sovyetler Birliği coğrafyasına dağılmış olarak da hayatlarını sürdürmektedirler.

Ahıskalıların dili vaktiyle Gürcüler arasında çok kullanılmıştır. Bu dilde folklor örnekleri yazıya alınmış, koşuklar düzenlenmiş, türküler okunmuştur. Zengin bir kültürel yapıya sahip olan bölgede ne yazık ki 1828’deki Rus istilasından sonra yazılı eserler talan edilmiş, cönklerden ve mecmualardan hemen hiçbir şey kalmamıştır geriye. Derlenebilen eserler, merkeze uzak yerlerde halk arasında ağızdan ağza söylenen örneklerle sınırlı kalmıştır. Yaşanılan olaylardan dolayıdır ki Ahıskalı Türkler acılarını ve kahramanlıklarını şiirler, hikayeler, destanlar ve bayatılarla dile getirmişlerdir.Ahıskalılar da sürgün edilen diğer soydaşları gibi bir ‘sürgün folkloru’ yaratmışlardır. Bu folklorun çıkış noktası, vatan sevgisi, ana yurt hasretidir. Manilerde, efsane ve rivayetlerde, vatan hasreti yanında tarihi şahsiyetler, evliyalar, erenler, şehitler, tarihi abideler, muharebeler ve sürgünde yaşananlar anlatılır. Mani, ağıt, atasözleri, ninni, deyişme gibi çeşitlilik arz eder.”
 

 

Doç. Dr. Ayfer Yılmaz bahsettiği atasözlerine örnekler de verdi. 

DOÇ. DR. AYFER YILMAZ’IN ATASÖZLERİNE VERDİĞİ BİRKAÇ ÖRNEK:


Ayıb söyleyenin ayıbını söylerler. (Dedikodunun kötülüğünü anlatır.)

Ana-babanın qedrini bilmeyen başqasının ne bilir? ( Ana baba kıymetini vurgular.)

Veteni sevmek imandandur, vay ona ki, içinde olmaya.(Vatan sevgisine değinir.)

* Yapmaduğun gövüli qırma / Yürek şüşe kimidür, qırdın, yapamazsın.( Kalp kırmanın fenalığını belirtir.)

Ahıska folklorunun renkli örneklerinden biri de halk takvimidir diye sözlerine devam eden Doç. Dr. Ayfer Yılmaz ayları Zemheri, Gücük, Mart, Aprel, Mayıs, Kirez, Orağ-biçin, Harman, Böğrüm, Şarab, Koç, Karakış olarak sıraladı.

Ataerkil bir aile yapısına sahip olan Ahıska Türklüğünde kadına söz hakkı tanındığını ancak son sözü aile reisinin (yani erkeğin) söylediğini, torunları olan bir erkek evladın bile babasının sözünden dışarıya çıkmadığını, aralarında iş bölümünün olduğunu, gelinin kayınvalidesinin yanında bile konuşamadığını da sözlerine ekleyen Yılmaz, Ahıska Türklerinin yemek kültürüne de değinerek et ve hamur ağırlıklı yemeklerin ( katmer, mantı, hengel, bazlama, tutmaç, pişi, lalama, erişte) ön planda olduğunu söyleyerek bazı inançlarını da (Nazara karşı alna kömür sürülür / Loğusanın yatağına ekmek, demir, bıçak konulur / Tatlı dil için gelin eve girerken başına şeker, bereket içinse elma atılır) değindi.

Ahıskalı Aşıklar hakkında da bilgi veren Yılmaz’ın yad ettiği isimler arasında Ahıskalı Emrah, Kobliyanlı Sefili, Ahılkelekli Hasta Hasan, Çerkezoğlu, Ahıskalı Cevri, Çirkini, Gülali Hoca, Üzeyir Usta- Fakiri, Ahıskalı Korhan, Ahıskalı Pir- Mehdi, Hırtıslı Nihani, Şükri, Ahıskalı Şehri, Azgurlu İsmail, Hırtızlı Sevdayi, Ahıskalı Ali Paşa bulunuyordu.

Ahıska Türklerinin edebi eserleri modern edebiyat seviyesinde değil çoğunlukla halk edebiyatı şeklinde olup dile ait özellikleri yaşattıkları için sevindirici bir yönünün olduğuna da işaret eden Ayfer Yılmaz, “Devamlı olarak vatan hasretiyle içi dağlanan Ahıska Türkü, yaşanan onca eziyete rağmen tevekkülünü ve umudunu kaybetmemiştir. Bize düşen ise bizden olan Ahıskalı kardeşlerimize kültürel ve maddi anlamda her türlü desteği sağlamaktır.” cümleleri ile konuşmasını sonlandırdı.


 

Söyleşinin sona ermesinin ardından kürsüye gelen İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız “Bugün burada Ahıska Türkleri hakkındaki değerli bilgilerini bizimle paylaşan Ayfer Yılmaz da İLESAM üyesidir. Geçen hafta Tasavvuf hakkında konuşma yapan Nevzat Doğanay da İLESAM üyesiydi. Biz, bize müracaat ederek konuşmacı olmak istediğini belirten üyelerimize programımızın akışı içinde yer vermeye çalışıyoruz. Aralık ayı programımız bellidir ama sonraki aylar için talepleri olan üyelerimiz varsa isteklerini değerlendiririz.” diyerek katılımlarından dolayı Doç .Dr. Ayfer Yılmaz’a bir Teşekkür Belgesi takdim etti.

 

Orhan Vergili’nin sunumuyla devam eden şiir dinletisinde birbirinden değerli pek çok şair “çocuk sevgisi, mahzunluk, İsmet Paşa’ya Mektup, Türk kadını, umursamamak, Ahıska Türkleri, Anadolu, Allah sevgisi, vuslat, sevgi, yanılgı, nasihat, insan sevgisi, unutmamak, yazgı, ihanet, genç ölümü, dört mevsim, sevda, mutluluk, sitem” konularına değinerek yüreklere dokunan şiirlere ses verdiler.Ayrıca taşlama ve koşma türlerinde de şiirler okundu.

 

Rıfat Kaya, İsmet Bora Binatlı, Aşık Zebuni, Nevzat Doğanay, Orhan Vergili, Feyzullah Seçkin, Sevinç Güven, Niyazi Bali, Suna Güvel, İsmail Tunç, Ali Kemal Parıldar, Merih Baran, Sibel Unur Özdemir, Arifi Esrarı, Yeter Bektaş, Fevzi Gökalp, Tuncay Ulusoy, İbrahim Yaman, Nur Ersen, Aşık Dudai, Kemal Arslan, Nurettin Gür Ozanoğlu, Ozan Sevdai, Satılmış Esnafi, Osman Öcal, Ahmet Algüner, Ertuğrul Yılmaz, Küçük Satı, Aşık Ç. Hüseyin etkinliğe katılan isimler arasındaydı.

 

Okunulan şiirlerde ortak duygular, ortak kaygılar, ortak hüzünler, ortak sevinçler yaşanırken şairler de paylaşmanın, dayanışmanın, dostluğun güzelliğini yaşadıkları bir İLESAM Cumartesisini daha anılarının arasına yerleştirmenin
mutluluğunu yaşadılar.

 

 

 

 

 


HABER METNİ: SİBEL UNUR ÖZDEMİR
FOTOĞRAFLAR: NUR ERSEN - SİBEL UNUR ÖZDEMİR

 Okunma Sayısı : 1123         16 Aralık 2012

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 885271

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.