İLESAM GENEL MERKEZİNDEKİ KÜLTÜR, SANAT ve EDEBİYAT CUMARTESİLERİNDE BU HAFTA “ YAHYA KEMAL’DE MİLLİYET DÜŞÜNCESİ” KONUŞULDU

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM GENEL MERKEZİNDEKİ KÜLTÜR, SANAT ve EDEBİYAT CUMARTESİLERİNDE BU HAFTA “ YAHYA KEMAL’DE MİLLİYET DÜŞÜNCESİ” KONUŞULDU 


İLESAM Genel Merkezi tarafından düzenlenen 2012 yılının son cumartesi gününün söyleşi konusu “Yahya Kemal’de Milliyet Düşüncesi” idi. Konu hakkındaki bilgilerini katılımcılarla paylaşmak için Kayseri’den gelmişti Doç. Dr. Mümtaz Sarıçiçek.

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız “2003 yılının dostlarımıza, üyelerimize, milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” mesajını vererek sözü bıraktığı Sarıçiçek “Bugün büyük Türk şairi, yazarı, münevveri Yahya Kemal’de milliyet fikrini konuşmak için toplanmış bulunuyoruz. Sizleri görünce Kayseri’den geldiğime değdiğini düşündüm.” diyerek konuşmasına başladı ve konu hakkında şunları söyledi:

“Türk Milleti tarihin en eski çağlarından beri coğrafyayı vatanlaştırarak millet vasfı kazanmış bir kütledir. Böyle olduğu için de faziletli medeniyet kuruculuğunu tarih boyunca devam ettirmiştir.

Yahya Kemal çağında milletimizin yaşadığı badireler hakikaten çok sarsıcı ve çok az kişinin karşısında metin durabileceği hadiseler içerir. O bir Üsküp çocuğudur ve 93 Harbi trajedisinin yıkım psikolojisinin henüz dağılmadığı bir iklime doğmuştur. O’nun kişisel tarihinin ikinci büyük trajedisi ilk gençlik yıllarında patlayan 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’dır. Bu hüzünlü psikoloji ile evden kaçan Yahya Kemal’in 9 yıllık Paris macerasının sonlarında ise 1911-1912 Trablusgarp Savaşı vardır. Kemal’in kişisel tarihinin en trajik hadiselerinden biri ise Balkan Harbi’dir. Bir diğer trajedi ise Birinci Cihan Harbi olmuştur. 
Bu kadar büyük trajedilerin karşısında psikolojisi bozulan karanlık aydınların çözümü, emperyalizm karşısında diz çökmek, mandacılığa teslim olmaktır. Münevverlerin çözümü ise ‘Ya istiklal ya ölüm!’dür. Siyasi ve askeri cephenin tartışmasız tek lideri Mustafa Kemal’dir ve başlattığı İstiklal Harbi’dir önemli olan.

Yahya Kemal’in Mütarekenin imzalandığı günlerde yazdığı 1918 başlıklı şiirinin son dörtlüğünü sizinle paylaşmak istiyorum.

‘Vatanda korkulu rüya içindeyiz, gerçek.
Fakat bu çok süremez, mutlaka şafak sökecek.
Ateş ve kanla siler, bir gün ordumuz lekeyi,
Bu insan oğluna şeyn olan Mütareke’yi.’

İstiklal Harbi’nden yüzünün akıyla çıkan Türk münevverlerini bekleyen büyük problem milli kimliğin 200 yıla yakın bir süreçte tahrip edilmiş yönlerinin onarılması. Yani, küçük cihaddan büyük cihada dönüş. Temel düsturunu Yahya Kemal’in koyduğu ‘Kökü mazide olan ati olmak.’ yani kökümüzü, tarihimizi iyi bilmek gerekir. Yahya Kemal’e göre ‘Bir milliyetçi, tarihe değil milliyetinin tarihine meftundur.’

Vatanlaşmış bir coğrafya, siyasi ve idari birlik, kültürel birlik - dil, din, sanat, edebiyat- milli bir ordu, milli bağımsızlık ruhu Yahya Kemal’in milliyet fikrinin temellerini vukuflu ve sarih bir şekilde ortaya koyar. Bu husus Nurullah Çetin’in ‘Milletleşme Sürecimizde Yahya Kemal Aydınlanması’ isimli kitabında da yer almaktadır.

Milli dilimizin, milli duyuşumuzun, milli aşkımızın, milli tarihimizin, musikimizin, mimarimizin, askerlik sanatımızın, hüznümüzün, bayram coşkumuzun şairidir Yahya Kemal.” diyerek konuşmasını tamamlayan Doç. Dr. Mümtaz Sarıçiçek, katılımcıların sorularını da cevaplayarak Yahya Kemal’in şiirlerinin okunmasını isteyen bazı katılımcıları “Milliyet, ilmin bir parçasıdır. Bu yüzden konuyu bize ayrılan süre içerisinde ilmi ve kültürel bir açıdan ele almaya çalıştık.” diye yanıtladı.


İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız ise konu hakkındaki görüşlerini “Elbette Yahya Kemal hakkında söylenecek çok fazla şey var ancak söyleneceklerin bir saate sığdırılması mümkün değil. Yahya Kemal değişik bir insan. Şiirleri Osmanlı’ya dair. Milli mücadeleye dair yazıları var ama Kurtuluş Savaşına dair tek bir şiiri yok. Didaktik tarzda şiiri mevcut değil. Akıncılar isimli şiiri bunu anlatır lakin onun sadece şiirlerine bakmak yetmez, bu konudaki diğer yazılarına, çalışmalarına da bakmak lazım.” şeklinde belirterek günün söyleşi konusuna son noktayı koydu ve katılımlarından dolayı Doç. Dr. Mümtaz Sarıçiçek’e bir Teşekkür Belgesi takdim etti.



Etkinliğin ikinci bölümü Şiir Dinletisi ile sürdü. Dinletiyi Mahir Ünat yönlendirdi.

Umut, gönül kırgınlığı, İsmet Paşa, mutluluk, aşk, yaşamın sesi, utanmak, İstanbul, gözler, özlem, Gaziantep, maziyi hatırlayış, ibret, hoşnutluk, içinde bulunulan zaman, mutlak olan, incitmek temalı şiirler, şairleri tarafından yorumlandı.



Sevinç Doğan güftesi ve bestesi kendisine ait olan “ Unut Diyen Sendin” isimli şarkısını seslendirirken, Murat Duman da güfte ve bestesi kendisine ait olan “Bilmiyorsun Nerdeyim” isimli şarkısını okudu.



Mahir Ünat ise günün konusuyla bağlantılı olarak Yahya Kemal’in “Rindlerin Ölümü” isimli şiirini paylaştı katılımcılarla.

Ali Kemal Parıldar, Rifat Kaya, Sevinç Doğan, Hatun Tülin Şener, Ali Haydar Karahacıoğlu, Nevzat Doğanay, Melih Baran, Erhan Dikenli, Ozan Dudai, Şükrü Anat, Niyazi Bali, Kemal Arslan, Ahmet Algünel, Müzeyyen Keskin, Nurettin Gür Ozanoğluı, Tuncer Ulusoy, İbrahim Yaman, Ozan Sevdai, Ali Lale, Nevzat Taşkıran, Kazım Kaya, Şenol Bayram, Yeter Bektaş, Ayten Belge, Ozan Kırgıni, Elifçe, Nur Ersen, Murat Duman ve Duman’ın misafirleri Kastamonu’dan Yasemin Ünlü ile İzmir’den Mehmet Metin Baş etkinliğe katılan isimler arasındaydı.



2012 yılının son Cumartesi etkinliği de işte böyle sona erdi ve gönüllerde hoş bir seda bırakarak yaşanmışlıklar arasındaki yerini aldı.

HABER METNİ: Sibel UNUR ÖZDEMİR 
FOTOĞRAFLAR: Nur ERSEN- Sibel UNUR ÖZDEMİR

 Okunma Sayısı : 804         01 Ocak 2013

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 915709

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.