“İLESAM KÜLTÜR EVİNDE EDEBİYAT, ŞİİR, KÜLTÜR, SANAT BULUŞMALARI TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR” (05.01.2013)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

“İLESAM KÜLTÜR EVİNDE EDEBİYAT, ŞİİR, KÜLTÜR, SANAT BULUŞMALARI TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR” (05.01.2013)


İLESAM Genel Merkez Yönetim Kurulunca organize edilen “Cumartesi Sohbetleri ve Şiir Dinletileri” tüm hızıyla devam ediyor. 

2013 yılının ilk Cumartesi etkinliğinde Dr. Güllü Karanfil’i ağırladı İLESAM Kültür Evi. 

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, yaptığı açılış konuşmasının ardından Dr. Güllü Karanfil’i kürsüye davet etti. Etkinliğin konusu “Gagauz Türkleri” idi.
 
 
Konuşmasına “Gagauzlar, toplu olarak Moldova Cumhuriyet’inin güney tarafında, Bucak denilen bir arazide, Gagauz Yeri Özerk Bölgesi’nde yaşamaktadırlar. Gagauzlar, Moldova nüfusunun % 4’ünü oluşturmaktadırlar. Bu halkın dili, Anadolu Türkçe’sine oldukça yakındır.” cümleleri ile başlayan Karanfil, Gagauzlar’ın göçü ve elden ele geçmeleri, Türkiye Cumhuriyeti ve Gagauzlar, Gagauzlar ve Sovyetler Birliği, Gagauzlar ve Gagauz Yeri Özerk Bölgesi, Gagauz’ların kültür ve sanatı, Gagauz’ların yortuları (bayramları),Gagauz’ların halk hekimliği ve tarımcılığı ana başlıkları altında sunduğu bilgileri sayesinde katılımcıları Gagauz Türkleri ile tanıştırdı ve konuşmasına şöyle devam etti:

“1930’lu yıllarda Türkiye Türkleri ile 100 yıldan fazla süren bir kopukluktan sonra Gagauzlar yeniden Türklerle karşılaşırlar. 1931 yılında Romanya’nın başkenti Bükreş’e elçi olarak atanan Hamdullah Subhi Tanrıöver, Gagauz Türkleri ile yakından ilgilenmiş, yaşadıkları yerleri defalarca kez ziyaret etmiştir. Bölgeye Türkiye’den ders kitapları, Türk öğretmenleri göndermiştir ve 100 civarında Gagauz gencinin Türkiye’de okumasını sağlamıştır. Türk öğretmenler Komrat’ta halk edebiyatı metinlerini toplayarak 1938’de ‘Varlık’ dergisinde yayınlamışlardır. Hamdullah Subhi Tanrıöver görevde olduğu süre içerisinde Gagauz’larla ilgili bilgileri Türkiye’nin önderi Mustafa Kemal Atatürk’e iletiyordu. Atatürk’ün Gagauz aydını Mihail Çakır’dan haberi vardı ve hatta kendisinin kitabı da Atatürk’ün kütüphanesinde mevcuttu. Sayfaların kenarındaki çeşitli notlar, Atatürk’ün bu kitabı okuduğunu göstermektedir.
Gagauz kelimesi ilk defa 1817 yılında Rusya nüfus sayımındaki belgelerle kayıt edilmiştir.


1950 yılında Moskova İlimler Akademisi’nde Gagauzca araştırılmaya başlandı. 1957’de Gagauzca’ya Kiril alfabesi resmiyeti verildi. 1959’da Basarabiyada ilk Gagauzca şiir ve halk yaratıcılığı örneklerini içeren ‘Bucaktan Sesler’ adlı bir kitapta yayınlandı. Böylece ilk Gagauz yazarları ortaya çıktı. Yine aynı yıl, Gagauz köy ve kasaba okullarında Gagauzca öğrenime geçildi ancak bu geçiş süreci 2,5 yıl sürdü. 1961’de Gagauzca eğitim yasaklandı. 1986 yılında yeniden okullarda Gagauz dili ve edebiyatı dersi verilmeye başlandı.

Mirça Snegur döneminde, 23 Aralık 1994’de Gagauz Özerk bölgesi tanındı. Gagauz parlamentosu da Halk Toplumu adı ile tanındı. Gagauz’ların iki bayrağı oldu. İlki mavinin üzerinde bozkurt kafası, etrafında altın renkli küçük horoz figürleriydi. İkincisi ise bugün ki bayraktır. 1995’te büyük bir kısmı mavi, sonra beyaz ve kırmızı renklerden oluşmuş ve sağ tarafında üç altın renkli yıldız vardır.

Resmi dil olarak üç dil vardır. Birincisi; devlet dili veya Romence, ikincisi; Gagauzca, üçüncüsü; Rusça. Resmi yerlerde konuşulan dil Rusça’dır. Konserlerde, afişlerde, reklamlarda, okullarda ve kreşlerde hep Rusça kullanılmaktadır. Son iki-üç yılda Gagauzca gündeme girmiştir fakat buna rağmen Gagauzca eğitim veren okul hala yoktur.

Üç kasabada üç musiki okulu bulunmaktadır. Normal okuldan sonra buraya gelir çocuklar. Üç tane resim okulu vardır. Komrat’ta Ressamlar Birliği de mevcuttur.

Gagauz’ların takvim yılı ikiye bölünür. Bunlar yaz ve kıştır. Yazın Hederles (Hıdırellez - 6 Mayıs) günü başlar ve o günden itibaren koyunlar çobana verilir. Şenlikler yapılır, kurbanlar kesilir. Kış (7 Kasım) yortusu (bayram) başlar. Koyunlar otlatılmaz, tarla işleri biter, şenlikler yapılır. Bu bayramlar, Moldova’da olmayan öz bayramlardır. Bu bayramların yanı sıra Canavar yortusu, Kırk meçik, dini bayramlardan Paskalya. İş yapanın başına kötü bir şey geleceğine inanılır. Bazı dini bayramlarda sokakta ateş yakılır ve üzerinden atlanılır.


Gagauz’larda korku, baş ağrısı, boğaz şişkinliği, arpacık, çıban gibi hastalıkların tedavisi için dua okumak meşhurdur.Her köyde tanınmış birkaç nineye rastlanır. Bu okumalarda Şamanlık özellikleri hissedilmektedir.

Gagauzya’nın üzümü ve tabii ki şarabı meşhurdur. Meyve bağları vardır. Ayçiçeği, mısır ve buğday sık ekilen ekinlerin arasındadır.

Gagauzlar yüzyıllarca Slav ve Romen halklarıyla beraber yaşamasına rağmen dilini, dinini, adetlerini koruyan ve yaşatan bir halktır.Gagauzya’yı seven milliyetçi Gagauzlar var ve para oldukça Gagauz dilinin, Gagauzluk’un yaşaması ve gelişmesi için elinden geleni yapmaktadırlar. Gagauzlar yeryüzünden kaybolmasın diye; Gagauzlar ve Türk dünyası dile ve kültüre önem vermelidir. Yapılacak çok iş var.” diyerek konuşmasını tamamlayan Dr. Güllü Karanfil katılımcıların sorularını da cevapladı. Katılımcıların kendisinden şiir okumasını istemeleri üzerine onları kırmayarak bir şiirini de paylaştı Karanfil.


İLESAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Komitesi Başkanı İlter Yeşilay tarafından bir Teşekkür Belgesi takdim edilen Dr. Güllü Karanfil “Selam Getirdim” isimli kitabını da imzaladı gönül dostları için.


Etkinliğin ikinci bölümü Şiir Dinletisi ile devam etti. Dinletiyi Orhan Vergili sundu.

Hasret, geçmiş zaman, zoraki sevgi, aşk, vicdan, her şey rağmen hayata tutunuş, umut, bahtın karalığı, hüzün, kadının toplumdaki yeri, evrenin temel taşı sevgi, gurbet, anne, dolunay korkusu, sonbahar hüznü, özlem, mutluluk, dost, şehrin sesi, yalnızlık, gönül yarası ve Atatürk’ün Ankara’ya gelişi temalı şiirler coştu bu Cumartesi İLESAM Kültür Evinde.
 


Etkinliğe katılan isimler arasında Osman Öcal, Murat Duman, Niyazi Bali, Nurettin Gür Ozanoğlu, Tuncer Ulusoy, Rıfat Kaya, İsmet Bora Binatlı, Hanifi Coşkun, İlter Yeşilay, Yeter Bektaş, Mahir Ünat, Nevzat Taşkıran, Oya Şahin, Rıfat Çakır, Nevzat Doğanay, Sevinç Doğancan Güven, Fevzi Gökalp, Ozan Dudai, Orhan Vergili, Sibel Unur Özdemir, Aşık Sevdai, Bayram Şenol, Nusret Turan, Ahmet Algüner, Kazım Kaya ve Ozan Esnafi de vardı.
 


2013 yılının ilk Cumartesi etkinliğinde “Şairler değerli ve şiirler güzeldir.” cümlesi zihinlerde yerini alırken İLESAM Kültür Evi, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da sağlam bir söyleşi zenginliğine ev sahipliği yapacağı duygusunu hissettirdi. 



HABER METNİ: Sibel UNUR ÖZDEMİR 
FOTOĞRAFLAR: Sibel UNUR ÖZDEMİR-ORHAN VERGİLİ
YAYINA HAZIRLAYAN: NUR ERSEN

 Okunma Sayısı : 1094         07 Ocak 2013

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 468948

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.