İLESAM ve İLESAM ÜYELERİNDEN HABERLER (16 NİSAN 2013)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM ÜYESİ ERGÜN VEREN TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KURULTAYINDA “ORHANGAZİ VE EŞİ NİLÜFER HATUN ÜZERİNE YAKILAN TÜRKÜLERİ” ANLATTI. 

Türk Dünyası Kültür Kurultayına katılan Ergün VEREN Orhangazi ve eşi Nilüfer Hatun üzerine yakılan türküleri tüm yönleriyle anlattı. 

Fethiye Belediyesi ile Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu’nun iki yılda bir düzenledikleri Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kurultayının dördüncüsü 21-24 Mart 2013 tarihleri arasında Türkiye ve 23 ülkeden 112 bilim insanı ve araştırmacının katılımıyla Fethiye’de gerçekleştirildi. Bu kurultaya katılan Araştırmacı Yazar Ergün VEREN “Osmanlı Padişahlarından Orhangazi ve Eşi Nilüfer Hatun Üzerine Yakılan Türküler” başlıklı bildirisini sundu. 

Yaptığı çalışmada Osmanlı padişahı Orhangazi ve eşi Nilüfer Hatun üzerine yakıldığını tespit ettiği Eskişehir-İnönü yöresinden “Evlerim Evlerim Saray Evlerim” ile Bilecik yöresinden “Kralın Kızı” adlı türküleri tarihi, edebi ve müzikal yönleriyle inceleyen Ergün VEREN, “Bu türküleri önemli kılan husus Osmanlı devletinin ikinci padişahı Orhangazi’ye ve ilk eşi Nilüfer Hatun’a halkın verdiği değerdir. Halk bu değeri de Hıristiyan iken sonradan evlenme nedeniyle Müslüman olan eşi Nilüfer Hatun’u kabullenerek içselleştirip bunu da üzerlerine türkü yakarak ölümsüzleştirmek suretiyle sembolleştirmiştir. Burada göz önünde bulundurulması gereken gerçek ise Nilüfer Hatun’un Osmanlı hanedanına giren ilk gayri Müslim gelin olmasıdır.” dedi.

Nevruz kutlamalarıyla başlayan kurultay üç gün boyunca katılımcıların “Türküler ve Öyküleri” konulu bildirilerinin tartışıldığı sempozyum, keçe sergisi, konser, jübile ve şiir şöleni ile devam etti. 

Ergün VEREN ayrıca “Kültür Bakanlığı ile üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının girişimleriyle; akademisyenler, araştırmacılar ve Türk Halk Müziği sanatçılarınca ortaklaşa yapılacak uluslar arası bir çalışmayla Osmanlı devletinin hâkim olduğu coğrafyada; Osmanlı padişahları ile eşleri ve hanedan mensupları üzerine yakılmış türkülerin tespit edilerek bir bütün olarak Türk ve dünya literatürüne kazandırılmaları sağlanmalıdır.” sözleriyle ilgilileri göreve davet etti.

İSA KAYACAN ‘ın Üç İmzanın Gülpınar Dergisi İncelemesi  Yazısı

            Araştırmalar, incelemeler zor çalışmalardır. 
            Bunların bir de değerlendirmesi vardır ki, sabır ister, bilgi-beceri ister.
Mehmet Nuri Parmaksız, 
Dr. Salih Okumuş ve Sabit Bayram üçlüsü, merkezi İstanbul’da bulunan Zinde Yayınevi kitapları arasında günyüzü görmesini sağladıkları, Ankara’da Güzide Gülpınar Taranoğlu tarafından 1976–2005 arasında 349 sayı yayınlanan Gülpınar, sanat ve edebiyat dergisi üzerinde bir inceleme gerçekleştirmişler. Kitabın yayınlanmasında, kısa adı TEVAK olan Emlak Bankalılar Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı’nın da (P.K. 10–34142-İstanbul) önemli katkılarının olduğunu biliyorum. 362 sayfalık kitapta, her üç araştırmacının biyografileri yer alıyor. Sonra bir önsöz var. Dr. Salih Okumuş ve Sabit Bayram imzalı. Buranın bir yerinde, “Yazar kadrosu açısından ise, dergiye yazıları ve şiirleriyle sürekli katkıda bulunan kişilere yer verdik. Derginin tüm sayılarında yer alan önde gelen yazar ve şairleri, konu başlıkları altında sıraladık” deniliyordu. Gülpınar dergisinin, şekil, muhteva ve yazar kadrosu bakımından incelenmesinin yanı sıra, şekil özellikleri, kimlik bilgileri, kapak düzeni, sayfa yapısı, dizi ve baskı tekniği, fotoğraf ve desen görüntüleri, incelenmiş, değerlendirilmiş. Ayrıca, Gülpınar Dergisinin muhteva (içerir) özellikleri, şiir, dil ve edebiyat yazıları, bilimsel yazıları, özel sayılar ve erkek, ilanlar, yarışmalar bakımından da bölümler, satırbaşları itibariyle değerlendirilmiş. Bu arada Gülpınar dergisinde yayınlanan ürünlerin bibliyografyası yapılmış. Dr. Salih Okumuş, Mehmet Nuri Parmaksız ve Sabit Bayram üçlüsünce hazırlanan ‘Gülpınar Dergisi’ adlı araştırma ve incelemenin, 27, 28, 33, 36, 37, 39, 44, 214 ncü sayfaları başta olmak üzere pek çok sayfasında İsa Kayacan adı geçiyor. İsa Kayacan’ın, adı geçiyor. İsa Kayacan’ın, derginin sürekli yazarları arasında yer aldığı, belirtilerek, “Derginin yazar kadrosunda üzerinde özellikle durmak gerekir” denildikten sonra, bu isimler; Enver Tuncalp, Halil Soyuer, Hamit Fethi Gözler, İbrahim Agâh Çubukçu, Abdullah Satoğlu, Abdülkadir Güler, İsa Kayacan ve Güzide Taranoğlu olarak sıralanıyor. 39. sayfada İsa Kayacan’ın biyografisinden kısaca söz ediliyor. Tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

İLESAM Üyesi Prof.Dr. Erman Artun Bilim Ve Sanat Alanında Aldığı Ödüllere Bir Yenisini Ekledi.

7.Uluslararası Çukurova Sanat Günlerinin düzenleyicisi Çukurova Sanat girişimi adına seçici kurul "Çukurova Ödülünü" Prof.Dr. Erman Artun’a verilmesini uygun bulmuştur. Aynı zamanda  Türkoloji Araştırma Merkezini yöneterek ulusal kültüre hizmetleri dolayısıyla da 5.Çukurova Ödülüne uygun görülmüştür. 7.Uluslararası Çukurova Sanat girişimi adına seçici kurulun bu ödülü vermekteki gerekçesi şu şekilde belirtilmiştir:

"Prof.Dr. Erman Artun, yaşamımın  uzun bir doneminde 22’si yayınlanmış 24 kitap yazarak, Çukurova Üniversitesi kampusunde bin iki yuz objeden oluşan Çukurova Halk Kültürü Müzesi’ni kurarak, yaptırdığı lisans, yuksek lisans, doktora tezleriyle de kozasını ördüğü özgün akademik calışmaları ile yöre kültür birikiminin ortaya konulup gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir işlev üstlenmiştir.  Çukurova halk edebiyatı ve halk kültürüne yaptığı büyük hizmet ve bunun yanı sıra Çukurova Üniversitesi’nde 6592 yazara ait 16700 makalenin yer aldığı günlük seksen devletin yararlandığı yıllık sekiz milyon girişli Türkoloji Araştırma Merkezi’ni yönettiği ulusal kültüre hizmetleri dolayısıyla bu ödüller sayın Prof.Dr. Erman Artun’ a takdim edilmiştir."

İlesam Gaziantep Şubesi Alaattin Akyüz için Şiir Gecesi Düzenledi

İlesam Gaziantep Şubesi’nce tertiplenen Gülseren SARI ve arkadaşlarınca hazırlanan "ALAATTİN AKYÜZ ŞİİRİ" gecesinde tarifsiz duygular yaşandı... Açılışını İlesam Şube Başkanı Muhittin Arar’ın açılış konuşmasından sonra bir slayt gösterisi yapıldı. Şairin gençlik yıllarından bugüne karşılaştığı (yaşadığı) olayların şiire dökülmüş örnekleri dile getirildi; annesinin vefatı, genç yaşta kaybettiği ablasına duyduğu özlemi anlatan şiirler estromanlar eşliğinde okunurken şairin gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Genç üniversitelilerin yanı sıra M.Selçuk Uğur, Muammer Karadeniz ve Yrd. Doç dr. Behiye Köksel şair’den birer şiir okuyarak katkıda bulundular.28 Mart aynı zamanda şairin doğum günüydü. Gecede Ankaralı misafirlerin yanı sıra yaşlılar yurdundan ziyaretçiler de vardı.İl Kültür ve Turizm Müdürü, B.Şehir Kültür Müdürü ve diğer yetkililer,şairin ailesi, mesai arkadaşları, Üniversite gençliği ve İlesam mensubu pek çok şair ve yazar geç saatlere kadar devam eden etkinlikte büyük heyecanlar yaşadı. Oğlu ve gelininin telgraf çekerek babalarının doğum gününü kutlaması tam bir buketin tamamlanmasıydı. Etkinliğin sonunda Akyüz, yeni çıkan "ROTAM" adlı şiir kitabından bir şiirler katılarak emeği geçenlere teşekkürler etti, bir yandan pastalar yenilirken diğer taraftan Rotam’dan edinenlere yeni kitabını imzaladı.

     Gaziantep’te Nafiz Karakoç Söyleşileri

14 Mart 2013 günü İlesam Gaziantep Şubesi’nin davetlisi olarak Gaziantep’e gelen Şair Nafiz Karakoç sabah saatlerinde GAÜN’ü ziyaret etti. Öğleden sonra Mehmet Uygun Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nde söyleşilerde bulunan Karakoç, kendisi abisi ve babasına ait şiirleri okudu, konuşmalar yaptı. meşhur Mihriban’ın Gaziantepli olduğunu belirten şairi Okul Müdürü, idareciler,öğretmenler ve kalabalık bir öğrenci topluluğu dinledi, programdan sonra kendisine çiçekler takdim edildi... Karakoç, akşam söyleşisini İlesam Şubesinde gerçekleştirdi. Sunuculuğunu M.Selçuk Uğur’un yaptığı söyleşi sonunda Karakoç ve Uğur kitaplarını imzaladı.

Türkçem Dergisi Şiirlerinizi Bekliyor

Türkçem Dergisi’nin Mayıs (2013) sayısı 150. sayı olarak gün yüzü görecek. Kosova, dolayısıyla Balkanlarda  Türk çocuk edebiyatının yaşatılması ve  gelişmesine bir nebze katkı sunmayı, çocukların edebiyata gönül vermelerine vesile olmayı ve Balkanlarda Türkçenin yaşatılması için kendine düşen görevi büyük bir sorumluluk bilinci içinde olup, bundan 15 yıl önce yola çıkan Türkçem dergisinin nice sancılarla ulaştığı 150. sayıya yakışır bir içerik kazandırmak isteyen  tüm kalem erlerinden şiir, öykü, anı, deneme ve buna benzer yazılar bekliyoruz.

Şiirlerinizi zeynelbeksac@hotmail.com,zbeksac@gmail.com,zbeksac@yahoo.com adreslerine gönderebilirsiniz.

AMASYA ŞİİRE ve MÜZİĞE DOYDU

Amasya Sanatçılar Derneğinin 1-7 Nisan 2013 2. Amasya Sanat Haftası etkinlikleri çerçevesinde “Sanattan Damlalar” proje kapsamında yönetmenliğini Şair-Yazar Mustafa Ayvalı’nın yaptığı Amasya Üniversitesi ve Amasya Sanatçılar Derneğinin organizasyonunda, Başkanlığını Namık Anarat’ın, yaptığı Şef Serkan Vural yönetimindeki Bafra Musiki Derneği korosunun da muhteşem bir konser verdiği Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Amasya Belediyesinin de katkılarıyla 06 Nisan 2013 cumartesi günü saat 19.30 da başlayan “Şair, Şiir, Musiki” adlı program Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kongre ve Kültür Merkezinde Amasya Sanatçılar Derneği şair ve “Dramatize Şiir Kulübü” öğrencilerinin şiirlerini yorumladığı bir şiir ve müzik şölen gerçekleşti.

İki bölüm halinde yer alan programın ilk bölümünde; sunuculuğunu Şair-Yazar Kurtuluş Altunbaş’ın yaptığı şiir dinletisinde; Amasya Sanatçılar Derneği üyesi şairlerinden, Amasya Sanatçılar Derneği Yönetim Kurulu, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, İLESAM Amasya İl Denetim Komisyon üyesi Şair-Yazar Mustafa Ayvalı, Taşova İlçe Milli Eğitim Müdürü İLESAM Amasya İl Temsilcisi Şair A. Rıza Atasoy, Taşova Sağlık Meslek Lisesi Müdürü İLESAM üyesi Şair Fesih Aktaş, , Amasya Sanatçılar Derneği Yön. Kurulu Üyesi Şair Mehmet Hopal ve Amasya Üniversitesi Dramatize Şiir Kulübü üyesi öğrencileri Vildan Şeker, Seda Gökçe, Alican Bolat kendilerine ve Şair Halis Büyükbayraktar, Şair Hasan Buldu ve Şair Erhan Gül’e ait duygu yüklü şiirleri konuklarla paylaştılar. Neyzen Fatih Aslan’ın ney taksimi sonrası mahalli sanatçılar; Nurettin Karademir bir İrfan Özbakır bestesi olan “Aşkın Rüya İçimde” adlı şarkıyla ve Mahmut Boz ise Musa Eroğlu’na ait seslendirdiği bir türküyle dinleyicileri mest etti.

20 Dakikalık  program arasında Ressam Zekiye Sarıçam’ın kişisel sergisi ilgiyle izlenirken konuklara kokteyl ikram edildi.

İkinci bölüm de ise program sonrası ayakta alkışlanan, sunuculuğunu üstat Mustafa Kurt’un yaptığı Şef Serkan Vural yönetimindeki Bafra Musiki Derneği Korusunun tadına doyulmaz muhteşem konseri vardı. Usta saz ekibinin eşlik ettiği ses sanatçıları Gonca Cezayirli, Sevim Özüdoğru, Şükrü Tunar, Mehmet Fayda, Mediha Es ve Figen Lokumcu’nun seslendirdiği birbirinden güzel şarkılar yanında korunun icra ettiği eserlerle halkımıza enfes bir müzik ziyafeti verdi.

Program sonunda yapılan plaket töreninde; Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay adına Rektör Yardımcısı Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Gökdere; Amasya Sanatçılar Derneği Başkanı Halis Büyükbayraktar’a, Bafra Musiki Derneği Başkanı Namık Anarat’a ve Bestekar Burhan Özbakır’a plaketlerini takdim ettiler.

Amasya Sanatçılar Derneği adına Başkan Halis Büyükbayrakrar; Amasya Belediye Başkanı Cafer Özdemir adına Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Amasya Şube Başkanı, Belediye Özle Kalem Müdürü Hüseyin Menç’e, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay adına Rektör Yardımcısı Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Gökdere’ye, Bafra Musiki Derneği adına Başkan Namık Anarat’a ve programın mimari yönetmen Şair-Yazar Mustafa Ayvalı’ya buket ve plaketlerini verdi.

Sanata ve sanatçıya gönül veren Amasyalı hemşerilerimizin, Bafra’nın değerli basın mensubu Oktay Zerrin’in, yerel ve ulusal basının takip ettiği programa ilgi yoğundu.

“DOĞUOKUYOR”

Bestami Yazgan

Bütün insanların güzel olmasını istiyor gönül. Biliyoruz ki iyi insandan kimseye zarar gelmez. Onlar sahip oldukları güzellikleri, bir çiçeğin cömertliğiyle bölüşürler herkesle. İyi de nasıl güzel olur insanlar? Başka yolları da vardır ama bunun bir yolu okumak olmalı.

Ne zaman okumayla ilgili bir kampanya duysam heyecanlanırım. Geçtiğimiz günlerde Bitlis İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Emin Korkmaz Bey’den bir mesaj aldım. Bitlis’te “Doğu Okuyor” kampanyası başlattıklarını, bu çerçevede “100 yazar, yüz bin kitap” sloganıyla hareket etiklerini ve projeye destek verip vermeyeceğimi sordu. Sanki dünyalar benim oldu ve hiç düşünmeden, seve seve Bitlis’e gideceğimi söyledim.

20 Mart Çarşamba günü 15.30’da Muş Havaalanına indiğimizde bizi Mahmut Uşar karşıladı. Kim bu arkadaş? Hiç yabancı gelmiyor bana. Sanki yıllardan beri tanıdığım biri… Cevabını kendim buluyorum: Mahmut Bey, bir Anadolu çocuğu. İlerleyen günlerde böyle değerli insanlarla sık sık karşılaşıyorum.

HAYIRSEVER İŞADAMLARI

Rahat bir yolculuktan sonra Bitlis’e giriyoruz. Yolun sağında-solunda okullar, hastaneler ve sosyal kurumlar mevcut. Tamamını Bitlisli hayırsever işadamları yaptırmış. Bunda garipseyecek bir şey yok, diyebilirsiniz. Doğru, başka şehirlerde de benzerlerini görmek mümkün. Yalnız burada farklı bir durum var: “100 yazar, yüz bin kitap” kampanyasının destekçisi de bir iş adamı. İşte bunu ilk defa görüyorum. Teşekkürler Ahmet Eren Bey…

SANATÇI BÜROKRATLAR…

Bitlis’te bizi Milli Eğitim Müdürü Mehmet Emin Korkmaz Bey karşılıyor kırk yıllık dost gibi. Biraz sonra Vali Bey’i ziyarete gidiyoruz, Veysel Yurdakul Bey’de de aynı sıcaklık. Bunlar farklı bürokratlar. Biraz sonra anlıyoruz sebebini: Hem Vali Bey hem de Milli Eğitim Müdürü şair ve yazar. Daha sonra Şube Müdürü Mutluk Özden Bey’in de şair olduğunu öğreniyorum. Bu kadar yazar bir arada olunca, elbette benzeri olmayan bir proje ortaya çıkar.

PAYDAŞ İLLER

İstanbul’da, Cizre’de ve son olarak Edirne’de buna benzer güzel çalışmalar yapıldığına şahit olduk. Fakat bu proje gerçekten çok farklı. Abarttığımı düşünenler varsa projenin detayını anlatayım efendim. 21 Mart Perşembe günü saat 10.00’da Halk Eğitim Merkezi salonunda 400 öğrenciyle sohbet ediyoruz. On il ve birçok ilçe telekonferans sistemiyle canlı olarak izliyor bizi. Yüz bin kitap Bitlis’te okunduktan sonra geri toplanıp diğer illere gönderilecek.

Sohbetler il merkeziyle sınırlı değil, ilçelere ve başka illere de gidiliyor. İki gün içinde Bitlis merkezde üç, Adilcevaz’da bir, Muş-Hasköy’de de bir programa katıldık. Ayrıca Bitlis TV’ye misafir olduk. Bu programlar sonunda fiziken yorulsak da ruhen dinlendik. Eğer davet edilirsek, yeniden yorulmaya hazır olduğumuzu Mehmet Emin Bey’e de belirttik.

BİZİM ÇOCUKLARIMIZ…

Yaptığımız bütün sohbetlerde öğrencilerin dikkati ve saygısı takdire şayandı. Sohbet bittikten sonra hepsi gerçek öğrencim gibi elimi öpüyor, ben de onların alnından öpüyor ve her zamanki şiirimi okuyorum:

Bilgi bahçesinin gülü,

Bir çiçektir öğrenciler.

Gönülleri sevgi dolu,

Bir çiçektir öğrenciler. 

BURAM BURAM TARİH VE MUHABBET

İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeynel Kılıç Bey’in davetiyle Ahlat’a uğruyoruz. Tarihi yerleri gezdikten sonra Selçuklu mezarlarını ziyaret ediyoruz. Atalarımızın huzurunda olmak beni fazlasıyla duygulandırıyor. Onlara dua ettikten sonra dilimden şu sözler dökülüyor: Allah sizlerden razı olsun, ne kadar sade ve güzel yaşamışsınız, aynı mezar taşlarınız gibi. 

TÜRKÜYE İLAVE YAPILMIŞ

Milli Eğitim Müdür Mehmet Emin Bey, şube müdürleri Mutluk Özden ve Cesim Ateş Beylerle büryan kebabı yiyoruz. Daha doğrusu ben yiyorum, onlar projelerini anlatıyorlar. Üniversite sınavlarında derece yaptıklarını, velileri okullarda ağırladıklarını, Kutlu Doğum Haftası’nda Peygamberimizle ilgili kitap dağıtacaklarını… Onlar bütün bunları anlatırken ben de Bitlis’in meşhur türküsüne ilave yapıyorum:

Bitlis’te yüz bin kitap,

Beri gel yazar, beri gel!

Acele verip cevap,

Beri gel yazar beri gel.

 

Meşaleyi yakıyor,

Bütün “Doğu Okuyor”,

Yollarına bakıyor,

Beri gel yazar, beri gel.

Bu türkülü çağrıya hiçbir yazarın hayır demeyeceğine inanıyor, projeyi canı gönülden destekleyen Vali Bey’e, Milli Eğitim Müdürü’ne ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum. İnşallah gayretinizle yarınlar daha aydınlık olacak. Allah yâr ve yardımcınız olsun…

 Okunma Sayısı : 592         16 Nisan 2013

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 566203

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.