İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ “YÖRÜK KÜLTÜRÜ” (13 NİSAN 2013)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ “YÖRÜK KÜLTÜRÜ” (13 NİSAN 2013)

İLESAM, gelenekselmiş Cumartesi etkinlikleriyle edebiyata gönül vermiş tüm dostlarını çatısı altında buluşturmaya devam ediyor.

Bu haftanın söyleşi konusu “Yörük Kültürü” idi. Celal Ogan’ın şahsına münhasır anlatımıyla renklenen söyleşi, katılımcıların oldukça ilgisini çekti.

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız yaptığı açılış konuşmasının ardından Celal Ogan’ı kürsüye davet etti. 


Celal Ogan konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Malazgirt savaşından sonra akın akın Türkler gelmiş. Önce gelenler ‘Türkmen’ diye anılıyor. Sonradan gelenlere ‘Yörük’ denmiş. Aslında önce gelenler de ‘Yörük’tür.

Anadolu, beyliklerle idare ediliyordu.Edirne başkentti. 

Onlar, fethettiği yerleri talan etmediler, medeniyet götürdüler. Türklük, Yörüklük terbiyesinden geliyor.Soydan, boydan geliyor. Anadolu’nun belirli yerlerine dağılmışlardır. 
Hayvancılıkla uğraşırlar. At, avrat, silah ve mal önemlidir onlar için. Mal, canın yongasıdır. Bu malı doyurmak için dağları, Toroslar’ı aşarlar. Silifke’den, Alanya’dan, Finike’den dağları aşarlar. Soğuk sudan korkmazlar, yıkanırlar. Onlar, dağların çocuğudur, güçlüdür. Kardelen çiçeği gibi açarlar Yörükler Toroslar’da. Özgür yaşamayı severler. 

Güneyde ıvsan geldiği zaman hıvcıma başlar. Donlar (elbise) dikilir. Erkek deve (lök) süslenir. Sürüyü götürür. En önde eşek gider. Yük develeri, tuz develeri olur. Yaylalar çorak değildir. O zaman hayvanın yediği tuz olarak dönmez. “Tuz devesi gibi bağırıp durma” diye bir tabir vardır annelerin ağlayan çocuklarına söylediği.

Yıldız gördüklerinde türkü tuttururlar. Sevinçle yola çıkarlar. Konalga yerlerinde vakit geçirmekten büyük keyif alırlar. Çocuklar koşturur, düdük öttürürler. Kadınlar çerçöp toplayıp yemek pişirirler.Yörük beyi keyif yapar.

Dört ay kadar ‘kışlak’ta kalan Yörükler yaklaşık yedi ay boyunca ‘yaylak’ta kalırlar. Kavurma, süt, yoğurt, erzak hazırlarlar. Keçileri vardır. Etleri lezzetli olur çünkü doğal yollarla beslenirler. Ancak inatçıdırlar.

Kadınlara itibar eder, değer verirler. “Kadın Ana, Kız Ana, Hatun” şeklinde hitaplar mevcuttur.

Yörüklerin sağlam, çelik gibi yürekleri vardır.

Kıl çadırlar önemlidir onların yaşamında. Üç ayak üzerine kurulur.Artık beş ayak üzerine kuruluyor. Kışın yağmur geçirmez, yazın daralır, havayı geçirmez.Çul, çuval yapılır. Dokuma marifetleri vardır. 

Yayla şenlikleri, Nevruz, folklor, toylarla, şölenlerle tabiatın uyanışı kutlanır. Milli değerlere sahip çıkılır.

Günümüzdeki değişikliklerle Yörüklerin yaşam biçiminin de değişmesi kaçınılmaz olmuştur ama onlar eski güzel günlerinin özlemini çekmektedirler.Göçlerden, yaylalardan söz edildiğinde kendilerinden geçmektedirler. İleriye atlamak için geriye gitmek gerekir. 

Söğüt’te Eylül ayının ikinci haftasında atalarına, geçmişlerine bağlılıklarını göstermek için Ertuğrul Gazi Türbesi etrafında eğlenceler düzenlerler, etli bulgur pilavı pişirirler. Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’yi anmak için düzenlenir. Şenliğin diğer adı ise Yörük Bayramıdır.

Yörük beyleri poşi kullanırlar. Yörük kızları rengarenk basmalar giyerler. Tahta oluklar (çeşme) vardır. Yörük kadınının kendine güveni sonsuzdur.Saygılıdırlar, kayan yıldızdır onlar.” 

“Karamanoğlu Mehmet Beyi Arıyorum” isimli şiirden de bir bölüm paylaştı Ogan.

“Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı:
Bu günden sonra, divanda, dergâhta, bârgâhta, mecliste, meydanda
Türkçeden başka dil konuşulmaya diye
Hatırlayanınız var mı?

……..

Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum
Göreniniz, bileniniz,
Duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı…
Hayal meyal hatırlayıp da
Sahip çıkanınız var mı?


Celal Ogan “Benim köyüm Nasreddin Köyü’dür. Anamur’da iki köy arasında kalır. Bütün kayıtlar (tapu, nüfus) buraya bağlıdır.

Balıkesir, Aydın, Söke, Kahramanmaraş, Gavur Dağları, Adana, Niğde, Konya, Fethiye, Antalya, Alanya, Anamur, Muğla, Kütahya ve Bilecik’e kadar gider Yörüklerin yerleşim yerleri. Yörükler birbirlerine sahip çıkarlar ama Akdenizli olduklarından değil Yörük oldukları için.” cümleleri ile konuşmasını sonlandırdı.


Konuşma süresince kendi hayatından kesitler vererek, şiirler okuyarak, anılarını paylaşarak anlattıklarını renklendiren Celal Ogan’a İLESAM Kadın Komitesi Başkanı İlter Yeşilay tarafından bir Teşekkür Belgesi takdim edildi.

Cumartesi günü etkinliğinin ikinci yarısını oluşturan “Şiir Dinletisi” Mahir Ünat’ın sunumuyla devam etti.
 
 


Dinletide birbirinden farklı temalarda şiirler okundu. 

Niyazi Bali, Hanifi Işık, Fevzi Gökalp, Kazım Kaya, Eyüp Şahan, Metin Mercan, Mehmet Ali Berber, Fatma Kalkan, Hünkar Dağlı, İlter Yeşilay, Mediha Uzan, Sevinç Doğan Güven, Hatun Tülin Şenel, Berran Yalçın, Mehmet Sevinç Ergun, Nurettin Gür Ozanoğlu, Sibel Unur Özdemir, Ozan Zebuni, Aşık Sevdai, Tuncer Ulusoy, Rifat Kaya, Orhan Vergili, İsmet Bora Binatlı, Cemal Tuzcuoğulları etkinliğe katılan isimler arasındaydı.

 

Takvimlerden bir Cumartesi günü daha eksilirken edebiyat ve şiir adına paylaşımlara bir yenisinin daha eklenmesinin hazzını yaşadı İLESAMlılar.

Haber Metni ve Fotoğraflar: Sibel UNUR ÖZDEMİR
Yayına Hazırlayan: Nur ERSEN

 Okunma Sayısı : 1198         16 Nisan 2013

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 896789

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.