İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ ve ŞİİR DİNLETİSİNDE “DİL YANLIŞLARIMIZ” KONUŞULDU (11 MAYIS 2013)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ ve ŞİİR DİNLETİSİNDE “DİL YANLIŞLARIMIZ” KONUŞULDU (11 MAYIS 2013)

Edebiyatın, sanatın ve kültürün konuşulduğu, şiirlerin okunduğu bir Cumartesi Sohbeti ve Şiir Dinletisi daha İLESAM Genel Merkezinde gerçekleştirildi.


Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, Beypazarı’nda, Simav’da bir dizi etkinlik gerçekleştireceklerinden, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve İLESAM’ın işbirliği ile hazırlanan ‘Her Aile Bir Şiirdir” temalı musiki ve şiir dinletisinden bahsederek tüm annelerin ‘Anneler Gününü’ kutladı ve “Bütün günler annelerin olsa yine de onların hakkını ödeyemeyiz.” dedikten sonra konuşmasını yapmak üzere Prof. Dr. İsa Kayacan’ı davet etti.


Prof. Dr. İsa Kayacan “Birbirimizle anlaşmamızı sağlayan dilimizdir. Her gün ağzımızdan binlerce sözcük çıkar. Konuşmalarımızda söyler geçeriz ancak konu yazılarımıza, yayınlarımıza geldiğinde daha dikkatli olmamız gerekir. Bu hususta kimse yanlış yapmadığını söyleme başarısına sahip değildir. Hepimiz az ya da çok dil hataları yaparız konuşurken ve yazarken. Burada önemli olan husus bu yanlışların azaltılması ve hatta yok edilmesidir.

Dilimiz kişiliğimizin genel görüntüsünü çıkarır ortaya. Dilimize ilgi ve saygı gösteriyorsak bu kişiliğimizin ta kendisidir.

Toplumumuzun her kesiminde, yaşadığımız her yerde Türkçe konuşuyoruz.Yaptığımız dil yanlışlıklarının sayısında azalma olması beklenirken, artışların karşımıza çıkması, hepimizi üzüyor.

Medya kuruluşları içerisinde gördüğümüz, radyo ve televizyonlarımızdaki konuşma hataları ‘dil’ yanlışlıkları için yapılan tespitler, sayfalar tutabilir. Özellikle topluma hitap eden insanların konuşmaları, tutumları, davranışları örnek teşkil etmesi bakımından önemli.” dedi.

Kayacan, konuşmasını, dil üzerine yapılan yanlışlara dair çeşitli örnekler vererek zenginleştirdi. Şimdi o dil yanlışlıklarından bazılarını paylaşalım:

*Tarih atarız, tarih koyarız bir yerlere. 04.09.1989 günü der geçeriz. Buradaki eksiklik: gün belirtilmediği halde “günü” denilmesi, “tarihinde” denilmesi gerektiği halde “tarihinde” kelimesinin yazılmayışında saklıdır. Doğrusu: 04.09.1989 Perşembe günü. İkinci doğru: 04.09.1989 tarihinde.

* İşyerlerinin tabelâlarında sıklıkla karşılaşılan “Orijinal” kelimesi, “Orjinal” olarak yazılır, görülür. Bu kelimenin doğrusunun “Orijinal” olduğunu, tabelâ yazıcılarının bilmesi gerekmiyor mu?. Bilmeleri doğru olmaz mı?. Bilmeleri bir zorunluluktur bence.

* Siyasetçilerimizin pek çoğu dahil, TV ekranlarına çıkıp: “Atatürk’ün Layiklik ilkesi” diye söze başlarlar. Bu sözcüğün doğrusu; “Laiklik” değil midir?
* Yine bir vakit ifadesi; Saat kaç? sorumuzun karşılığı olarak; “12 buçuk” denildiğini duyarız. Bunun doğrusu: “Yarım”dır.

*2.Basın şurasında konuşulanlar, denildiğinde “şuradaki, buradaki”nden sözediliyor “Şûrasında” dersek, yani şapka koyarsak, doğrusu ifade edilmiş oluyor
* - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel: Dilimize sahip çıkmalıyız, şeklinde verilmesi gereken haber;

- Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel: “Dilimize sahip çıkmalıyız” şeklinde tırnak içinde veriliyor Bu yanlıştır, şayet tırnak içinde alıp (dedi) sözcüğünü ekleyeceksek, eklersek doğrusu budur. Yani (dedi) demiyorsak ana cümleyi tırnak içinde vermeyeceğiz. (dedi) diyorsak ana cümleyi tırnak içinde vereceğiz. 

Doğrusu: Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel: “Dilimize sahip çıkmalıyız” dedi.

* Yağmur yağıyor. Önünde şemsiye yığını bulunan, köşe başındaki seyyar satıcı: “şemşiyeler, şemşiyeler” diye bağırıyor. Bunun yanlış olduğunu O’na kim söyleyecek?. “Şemsiyeler, şemsiyeler” diye bağırmasının doğruluğunu kim hatırlatacak?

* Şu kısaltmalarda, büyük harfle ifade edilen kısaltmalarda harfler arasına nokta koyarız. Bu yanlış.. Yani: P.T.T - T.B.M.M. diye yazarız. Doğrusu: PTT-TBMM’dir.

* Marmaris’teki Cumhuriyet yürüyüşüne yaklaşık 5 bine yakın kişi katıldı (Kanal-F 05.05.2007): Hem yaklaşık, hem yakın demek doğrumu; Yaklaşık 5 bin kişi ya da 5 bine yakın kişi dense doğru olurdu.

* Nedeni belirlenemeyen sebepten yangın çıktı (Kanal-F, 26 Mayıs 2007): Neden ve sebep aynı anlama gelmiyor mu?. Cevabı bulunamayan yanıttan der gibi efendim.

Sözlerini “İşte burada eğitim sorunu öne çıkıyor. Evvelce en kolay yapılabilecek meslek gazetecilikti. Ama artık gazetelerde bir farklılık gözükmeye başladı.” şeklinde sonlandıran Prof. Dr. İsa Kayacan’a İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız tarafından bir Teşekkür Belgesi takdim edildi.

Parmaksız, Türkiye İlim Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliğinin 12. Olağan Genel Kurul Toplantısında ‘marifet iltifata tabidir’ sözünden hareketle üyelerini hizmetlerinden dolayı zaman içerisinde ödüllendireceği bilgisini vererek ödül a