İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ-“Doç. Dr. Ersin Özarslan, Ali Akbaş’ı ve şiirlerini anlattı.” (26 Ekim 2013)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ-“Doç. Dr. Ersin Özarslan, Ali Akbaş’ı ve şiirlerini anlattı.” (26 Ekim 2013)

 

İLESAM Kültür Evi yine güzel bir Cumartesi etkinliğine ev sahipliği yaptı. Doç. Dr. Ersin Özarslan’ın otuz yıllık kadim dostu Ali Akbaş’ı ve O’nun şiirlerini anlattığı etkinliğe katılım oldukça fazlaydı. 

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız “Meslek Birliğimizin Ankara Şubesi I. Genel Kurulu için yapılacak delege seçimi 2 Kasım 2013 Cumartesi günü saat 10.00’da İLESAM Genel Merkezimiz salonunda, çoğunluk sağlanamadığı takdirde çoğunluğun aranmayacağı ikinci toplantıda, 9 Kasım 2013 tarihinde aynı adreste yapılacaktır.” dedi.


Ayrıca İLESAM Genel Merkezi ve İLESAM Antalya Temsilciliğinin düzenlediği “Antalya Şairler Buluşması ve Sempozyumu”ndan da bahseden Parmaksız, 29 Kasım 2013- 01 Aralık 2013 tarihlerini kapsayan akademik içerikli bu programın akışı içerisinde şiir dinletilerinin olacağını, bir ödül töreninin de yapılacağını, farklı konularda beş ayrı sunum olacağını, Antalya Temsilcisi Mustafa Ceylan’ın da ‘Gülce’ temalı bir söyleşi gerçekleştireceğini ve programı kendisinin yöneteceğini, söyledi.


Bunun yanı sıra Ankara Hukuk Fakültesi Mezunları Derneği ve Türk Hukuk Enstitüsüyle birlikte düzenlenen ‘Hak, Hukuk ve Adalet’ konulu şiir yarışmasının dosyalarını incelediklerini, yarışmaya çok sayıda dosyanın katıldığını ancak içlerinde ne yazık ki istenilen nitelikte esere rastlanmadığını, belki de yarışmayı tekrarlayacakları bilgisini de katılımcılarla paylaşarak konuşmasını yapmak üzere Doç. Dr. Ersin Özarslan’ ı kürsüye davet etti.


Doç. Dr. Ersin Özarslan “Derviş gönüllü, derviş ruhlu, Maraş’ın yetiştirdiği değerli Ali Akbaş gibi bir şair varken O’nun hakkında söz söylemek olur mu, dedim kendi kendime. Davet ettim Sayın Akbaş’ı. Sağ olsunlar kırmadılar beni ve buradalar. 

Genellikle insanların yüzlerine meziyetlerini söylemek hoş karşılanmaz. Elbette sahip olmadıkları meziyetleri dile getirmek doğru değildir. Ali Bey’i yaklaşık otuz yıldır tanıyorum. Zaman zaman şiiri ile ilgili düşüncelerimi kendisine ilettim ama ilk kez bir topluluk önünde söylemek kısmet oluyor.

Ali Akbaş, Maraş- Elbistan’ın Maraba köyünde doğmuş. Elbistan bir ova. Etrafında dağlar (Şar Dağı), o dağlardan gürül gürül akan pınarlar var. İşte Ali Bey’i Türk edebiyatında Şar Dağı’ndan akan bir pınar, olarak değerlendirebiliriz.

İnsanın hayatını idame ettirebilmesi için iki yol vardır. Birincisi kolay yol. Mühendislik vs. gibi meslekler seçmek. Diğer yol, yani zor olanı ise ruhi ve fikri ihtiyaçları karşılamayı tercih etmek. İşte Akbaş bu ikinci yolu seçiyor ve kendi kozasını üreten bir üretici olarak ortaya çıkıyor. 

Maraş Lisesi’nin açmış olduğu bir yarışmada henüz on altı yaşındayken yazmış olduğu bir şiiri Engizek adlı bir mahalli bir gazetede çıkıyor, birinci oluyor ve okullarının müzik öğretmeni Firuz Hekimoğlu tarafından bestelenerek Kahramanmaraş Lisesi’nin marşı olarak kabul ediliyor. 


Sanatı konusunda son derece duyarlı, olgunlaşmadan hiçbir eserini yayınlamıyor. Altında imzam görünsün diye hiçbir yere eser göndermiyor. Şiir, deneme, masal türlerinde eserler veren Akbaş’ın hikâye, piyes ve senaryo çalışmaları da vardır. Eserlerinden bazıları Masal Çağı, Kuş Sofrası, Gökte Ay Portakaldır, Kız Evi Naz Evi’dir. 

**

Kuş Sofrası isimli eseri Miraziz Azam tarafından Özbekçeye, Maria Leontic tarafından da Makedoncaya çevrilmiştir.

Öğrencilik yıllarında çıkardığı Ülküpınarı, arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı Divan dergilerinden sonra ulusal bir dergi olan Kardeş Kalemler’in başında Ali Akbaş’ı görüyoruz. 

Ali Akbaş birinci sınıf bir ‘dilci’dir. Anadolu ağızlarını kullanmada uzman bir kişidir. Kimsenin tercih etmediği konuları işlemiştir eserlerinde. Meftun olduğu bir sanatçı yoktur. Zor yazdığını söyler, ilhamın peşinden koşar. Şiirlerini dostlarıyla paylaşır, kanaatlerini sorar, eserlerini bu şekilde yeniden değerlendirir. Nitelikli dikkatleri, dikkate alan bir tabiatı vardır. Şiir söz konusu olunca tüm değerleri unutur. İyi bir aile babasıdır. İki kızı, üç oğlu vardır.

Görülüyor ki sessiz, kendi köşesinde kozasını ören, çanağında bağ olan biri dahi olsanız eğer ürettiğiniz mal kaliteli ise o malın mutlaka bir alıcısı olur.” diyerek sözlerini tamamlayan Doç. Dr. Ersin Özaslan kendisine yöneltilen soruları cevaplayarak Ali Akbaş’a ait birkaç şiire de ses oldu. 


Kendisi de konuklar arasında olan Ali Akbaş yoğun istek üzerine güzel şiirlerinden bir kaçını okudu ve duygularını paylaştı.


Söyleşinin akabinde İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız “Yıllar önce bir şiir okulu açmıştık. Tabii bir okul değildi ama ismi böyleydi. Öğrencilerimize kursiyer demiştik. Mehmet Önal “Edebiyat ve İletişim” Prof. Dr. Nurullah Çetin “Şiir Analizi” Mustafa Firengiz “Şiir Okuma” ben de "Şiir Yazma Teknikleri” konusunda ders vermiştik. İşte o okulda ders veren öğretmenlerden birisi de Ali Akbaş’tı. Kendisi “Şiirde Dil”i anlatmıştı. Hocam vefasını göstererek kültür –edebiyat olan her yerde, senin olduğun her yerde ben de olurum, dediği için kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyor, sağlıklı uzun ömürler diliyorum.” diyerek katılımlarından dolayı Doç. Dr. Ersin Özarslan’a bir Teşekkür Belgesi takdim etti.


Programın ikinci bölümünü oluşturan “Şiir Dinletisi” Turan Durak Düz’ün sunumu ile devam etti. Dinletiye katılan şairler yurt, şükür, kağıt, Ankara, nostalji, tarih, doğa, Çanakkale, su, Kapadokya, Turan sevdası, nasihat, iyilik, aşk, ölüm, üşümek, sevgi-sevgisizlik, baht, sokak çocukları, aşk, ölüm, üşümek, kader, fidan, doğum, yaşam, kara tren, üç beyaz (kundak, gelinlik, kefen) Tanrı’ya mektup, gözler temalarını içeren şiirler seslendirdiler. 

**

**

Etkinliğe katılan isimler arasında Hanefi Işık, Nur Ersen, Niyazi Bali, Aysel Biçer, Selçuk Küçükkalıpçı, Orhan Vergili, Feyzullah Seçkin, Atıf Selçuk, Kemal Parlatır, Cahit Karaç, Sevinç Güven Doğancan, Murat Duman, Şaban Özüdoğru, Buse Çetiner, Merih Baran, Tülin Şener, İbrahim Yaman, Necati Özdenkoş, Fatma Kalkan, İlter Yeşilay, Sibel Unur Özdemir, Nurettin Gür Ozanoğlu, Berran Yalçın, Mustafa Kaya, Aşık Bayrami, Yaşar Polat, Ozan Sevdai, Tuncer Ulusoy, Nevin Balta, Necati Aslan, Hayriye Çitoğlu, Müzeyyen Keskin, Mehmet Sevinç Ergün, Mahir Ünat, Ayşe Parmaksız, Funda Sırakaya, Hünkar Dağlı, Kemal Arslan, Yılmaz Erdoğan, Sevgi Yücebaş, Cihat Solmaz, Ayten gülçınar, Meral Otman, Cemal Tuzcuoğulları, Durak Turan Düz de vardı.
Oldukça yoğun geçen bir İLESAM Cumartesi etkinliği daha hayatın içindeki yerini aldı yüreklerde iz bırakarak.

**







Haber Metni: Sibel Unur Özdemir
Fotoğraflar: Nur Ersen- Sibel Unur Özdemir
Yayına Hazırlayan: Nur Ersen

 

 Okunma Sayısı : 1566         28 Ekim 2013

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 784544

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.