İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ-Avrupa Birliği Politikaları-I (25 Ocak 2014)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ

Avrupa Birliği Politikaları-I

(25 Ocak 2014)

 

            Güncel konuların, edebiyatın, sanatın ve kültürün konuşulduğu, şiirlerin okunduğu  2014 yılının Ocak ayının son etkinliği İLESAM Kültür Evi’nde gerçekleştirildi.

 

            İLESAM  Genel Başkanı Mehmet Nuri  Parmaksız günün konusu hakkındaki görüşlerini belirterek bu etkinliğin üç aşamada gerçekleştirileceğini, Özenç’in bilgi ve belgeleriyle konuyu aktaracağını söyledi. Yeni kitabı Mahşerin Galibi’nin çıktığı müjdesini de veren Parmaksız  “yazdıklarımız kalacak bizden geriye” diyerek konuşmasını yapmak üzere Köksal Özenç’i kürsüye davet etti.

             “AB Mevzuatı uyum çalışmalarını sadece hukuki ve tekniki yönüyle değil  bütünüyle anlatalım,” diyerek sözlerine başlayan Köksal Özenç, “amacımız konuyu akademik bir dille değil halkın anlayacağı şekilde anlatmaktır.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

            “130.000 sayfalık AB mevzuatının ve 960 milyar Avro’luk AB bütçesinin ve fonlarının (2014-2020) neredeyse yarısına yakın bir bölümü tarım sektörünü (tarım, balıkçılık ve hayvancılık) desteklemek için tahsis edilmiştir.

 

            TBMM’de doğru dürüst görüşülüp tartışılmadan, sırf Yunanistan’dan geri kalmayalım, diye araştırılıp incelenmeden 1959’da AET’ye üyelik başvurusu yapıldı.İmzaladığımız Ankara Anlaşması’nın 2-3 paragraflık üst yazısına baktık, ekindeki 130.000 sayfalık yaptırımlara bakmadık.

            Anlaşmanın amacı, Türk ekonomisinin kalkınmasını sağlamak, Türk Milletinin refah seviyesini artırmak ve taraflar arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri dengeli olarak güçlendirmektir. Gümrük Birliği ‘hazırlık, geçiş ve son dönem’ olmak üzere üç aşamada tamamlanacaktır.

            Akit taraflar, bu Anlaşma’dan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlayan her türlü tedbirleri alırlar. Taraflar; Anlaşma hedeflerinin gerçekleştirilmesini tehlikeye düşürebilecek her türlü tedbirden kaçınırlar. Bu durumda; Türklerin yasal hakkı olan vizesiz serbest dolaşım hakkı nerede? Anlaşmanın 9. maddesinde Türk ve AB vatandaşları arasında ayrımcılık yapılmayacaktır, der.

            Anlaşmanın 10.maddesinde bahsi geçen Gümrük Birliği ‘Türkiye’nin 3. ülkelerle ilişkilerinde, AB’nin Ortak Gümrük Tarifesi’nin kabulünü ve AB tarafından dış ticarette uygulanan diğer her türlü mevzuatın uyumlaştırılmasını, Türkiye ile AB üyesi ülkeler arasında, ithalatta olduğu gibi ihracat gümrük vergileri ve eşit etkili resimlerin ve miktar kısıtlamalarının, milli üretime, Ankara Anlaşması’nın hedeflerine aykırı bir koruma sağlamayı gözeten eşit etkili başka her türlü tedbirin yasaklanmasını, şeklindedir.

            Her yıl AB’ye, yaklaşık 500.000 kaçak göçmen giriş yapmakta, bunların 200.000 kadarı Türkiye üzerinden AB’ye giriş yapmaktadır. AB ise, 500.000 kaçak göçmenden ancak yaklaşık 25.000 kaçak göçmene mülteci statüsü vermektedir. Buradaki temel sorun, AB üyesi ülkeler tarafından yaklaşık 175.000 kadarının Türkiye’ye iade edilmek istenmesidir.

            AB’yi kuran Anlaşma’nın ulaştırma ile ilgili hükümlerinin ve bunların uygulanması dolayısıyla girişilmiş olan tasarrufların Türkiye’ye yansıtılmasına yönelik şartları ve usulleri, Türkiye’nin coğrafi durumu göz önünde bulundurularak düzenlenir.

            Ankara Anlaşması’nda belirlenen hususlar çerçevesinde Türkiye ve AB üyesi ülkelerinin temsilcilerinden oluşan Ortaklık Konseyi kurulmuştur. Ortaklık Konseyi Kararları (OKK) oy birliği ile alınır.

            AB’yi kuran Anlaşma’dan doğan yükümlülüklerin tümü Türkiye tarafından yerine getirildiğinde, Akit Taraflar, Türkiye’nin AB üyesi olma ihtimalini inceler, der 1963 tarihli Anlaşma’nın 28.maddesi.

            AB üyesi ülkelerde çalışan Türk işçilere, çalışma şartları ve ücret bakımından AB üyesi diğer devletlerin işçilerine göre ayrımcılık yapılmayacaktır.

 

            Danimarka’da, Türk ve Müslüman işçilere, yani işte çalışan Danimarka vatandaşlarına göre daha az ücret verilmesi için 2011’de hukuki çalışmalar başlatılmıştır.

 

            1970’deki protokolün 60.maddesi Türk ekonomisinin bir faaliyet sektörünü veya dış mali istikrarını tehlikeye düşürecek ciddi bozukluklar ortaya çıkar veya Türkiye’nin bir bölgesinin ekonomik durumunun bozulması şeklindeki güçlükler belirirse gerekli korunma tedbirleri alınır, şeklindedir. Bu protokolün EK-1 listesindeki ürünlerin (ham petrol, madeni yağ, parafin, propan, bütan ve gazyağı vs.) Türkiye’den AB’ye ihraç edilmesi durumunda, AB’nin Türkiye’den ithal ettiği her yıl 200.000 tona kadar olan petrol ürünü için gümrük vergisinden muaf  tutulacaktır, Madde 2’de ise AB, Türk malı ham ipek ve ipek böceği kozasına kota uygulama hakkını saklı tutar, hükmüne amirdir.

 

            Aynı protokolün 15.maddesinde “Bu ekte yer alan ürünlerle ilgili AB mevzuatının değiştirilmesi halinde AB, söz konusu ürünler için bu Ek’te öngörülen ticaret rejimini değiştirme hakkını saklı tutar.” denilmektedir. Madde 17 ise; Türkiye, AB kaynaklı tarım ürünleri ithalatının tatminkar bir artış göstermesini sağlayabilecek tercihli bir rejimi AB’ye tanır, biçimindedir.

 

            Gümrük Birliği Kararı’nın 48.maddesinde; bu kararın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en kısa sürede tarafların kamu alımları piyasalarını birbirlerine açmalarına yönelik görüşmelerin başlatılması, hususunda bir tarih belirlenir, denilmektedir. (TSE X TÜV)

 

            Türkiye tarafından Ankara Anlaşması’nın GKRY dahil 2004 yılında üye olan 10 yeni AB üyesi ülkeye genişleten bir metin niteliğindeki ‘Ek Protokol’ 29 Temmuz 2005 tarihinde imzalanmıştır.Yine aynı tarihte Türk Dışişleri Bakanlığı tek taraflı bir Deklarasyon yayınlamıştır.”

 

            Köksal Özenç “Buraya kadar anlattıklarımızdan görülüyor ki bu iş detaylı incelenmemiş, araştırılmamıştır. Üyelik ile ilgili süreç belirlenmemiştir. Bunun garantisi de yoktur. Ancak; bunun dışındaki gereklilikler belirlenmiştir. Milli duruş önemlidir.” diyerek Avrupa Birliği Politikaları konusundaki bilgileri aktardığı ve iki hafta daha devam edecek programın ilkini katılımcılarla bir sunu eşliğinde paylaştı.

 

            Kendisine yöneltilen soruları da cevaplayan Özgenç’e İLESAM Haysiyet Kurulu Başkanı İsmet Bora Binatlı tarafından bir Teşekkür Belgesi takdim edildi.

            Programın ikinci ayağını oluşturan “Şiir Dinletisi” İLESAM Ankara Şubesi Başkanı Durak Turan Düz tarafından sunuldu.

 

            Şairler birbirinden güzel şiirlere ses oldular.Yalancı, hayal kırıklığı, yaşam-ölüm, Cennet, çile, şeytan, aşk mahkumu, gönül, dostluk, vefa, gözler, ağlamak-gülmek, aşık-maşuk, yeni kuşak, çalışmak, Amasya Sevdası, Anadolu, hasret, aşk, maneviyat temalı şiirler güne renk kattı.

 

            Etkinliğe katılan isimler arasında İsmet Bora Binatlı, Vedat Fidanboy, Sevinç Güven Doğancan, Necati Özdenkoş, Müzeyyen Keskin, Gülten Ertürk, İlter Yeşilay, Selçuk Küçükkalıpçı, Orhan Vergili, Atıf Selçuk, Suna Güvel, Niyazi Bali, Mehmet Sevinç Ergun, Sibel Unur Özdemir, Ozan Dudai, Murat Duman, Feyzullah Seçkin, Cemal Tuzcuoğulları, Cihat Solmaz, Mehmet İleri, Mahir Ünat,  Necati Aslan da bulunuyordu.

 

            ‘Şiir Dinletisi’nin sonuna gelindiğinde bir İLESAM Cumartesisi daha  çoktan yerini almıştı edebiyata sevdalı yüreklerde tüm ihtişamıyla.

 

            Unutmayın! İLESAM Kültür Evi, üyesi olsun - olmasın edebiyata, şiire, sanata gönül vermiş tüm dostları gelenekselmiş Cumartesi  sohbet toplantılarına  bekliyor.

Haber Metni ve Fotoğraflar: Sibel UNUR ÖZDEMİR 

 Okunma Sayısı : 892         31 Ocak 2014

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 413134

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.