İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ (01 ŞUBAT 2014)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ

(01 ŞUBAT 2014)

Avrupa Birliği Politikaları-II 

            Aktüel konuların, edebiyatın, sanatın ve kültürün konuşulduğu, şiirlerin okunduğu Şubat  ayının ilk Cumartesi etkinliği İLESAM Kültür Evi’nde gerçekleştirildi.

            Günün konusu hakkındaki görüşlerini belirten  İLESAM  Genel Başkanı Mehmet Nuri  Parmaksız, bu Cumartesi Avrupa Birliği Politikaları temalı programın ikinci bölümünün gerçekleştirileceğini,  Özenç’in bilgi ve belgeleriyle konuyu aktarmaya devam edeceğini söyledi ve  konuşmasını yapmak üzere Köksal Özenç’i kürsüye davet etti.

            Köksal Özenç “Amacımız konuyu akademik bir dille değil halkın anlayacağı şekilde anlatmaktır. AB Mevzuatı uyum çalışmalarını sadece hukuki ve tekniki yönüyle değil  bütünüyle anlatmaya çalışalım.” diyerek mevzu hakkında detaylı bilgiler verdi.

Hocamızdan konuyla ilgili konuşmasının ana hatlarını belirten bilgileri rica ettik ve kendisi bizi kırmayarak değerli bilgilerini paylaştı. Kendisine çok teşekkür ediyor  ve  verdiği bilgileri aynen aktarıyoruz:

            “1963 tarihli ANKARA ANLAŞMASI’nın 10. Maddesi gereğince Gümrük Birliği, şu önemli hususu kapsar.

            Türkiye ile AB üyesi ülkeler arasında, ithalatta olduğu gibi ihracat gümrük vergileri ve eşit etkili resimlerin ve miktar kısıtlamalarının, milli üretime, Ankara Anlaşma’sının hedeflerine aykırı bir koruma sağlamayı gözeten eşit etkili başka her türlü tedbirin yasaklanmasını.

            Diğer taraftan 1970 tarihli KATMA PROTOKOL’ün 17. maddesi ise Ülkemizin, AB kaynaklı tarım ürünleri ithalatının tatminkar bir artış göstermesini sağlayabilecek tercihli bir rejimi AB’ye tanıyacağına işaret etmektedir. Serbest Ticaret Anlaşması (STA), anlaşmaya taraf ülkelerin tek yanlı veya karşılıklı olarak belirli mallar üzerindeki gümrük tarifelerinde indirim yaptıkları ticari bir anlaşmadır. Bunu küçük bir örnekle izah edelim. Diyelim ki, Türkiye - Azerbaycan arasında STA yapılmış olsun. Geçmişten gelen kültürel ve tarihi bağının olması, askeri ve siyasi nedenlerden dolayı Azerbaycan’dan Ülkemize ithal edilen kağıt için ya hiç gümrük vergisi alınmaz ya da başka ülkelerin aynı ürününe uygulandığından daha az miktarda gümrük vergisi uygulanır. Gümrük vergilerindeki bu tür anlaşma, iki ülkenin karşılıklı olarak birbirine ya da bir ülkenin diğer ülkeye tek taraflı olarak taviz tanıyabileceği bir anlaşmadır.

            STA’ya taraf ülkeler, başka ülkeler ile yani 3. ülkeler ile ticaretlerinde istedikleri gibi ticari ilişkiye girerler. Gümrük Birliği’nde olduğu gibi bir kısıtlama söz konusu değildir. AB, Fas, Tunus, Cezayir ve AKP (Afrika - Karayip - Pasifik) ülkeleri gibi çok sayıda ülkeyle STA imzalamıştır. Türkiye, Gümrük Birliği üyesi olması nedeniyle AB’nin yapmış olduğu bu tür anlaşmaları bu ülkelerle yapmak zorundadır. Fakat bu ülkeler Gümrük Birliği üyesi olmadıkları için, Türkiye ile STA yapmaya pek yanaşmamaktadırlar. Çünkü AB ile yaptıkları STA nedeniyle Türkiye’ye gümrüksüz mal satma hakkını elde etmiş olmaktadırlar. Türkiye ise, bu ülkelere gümrük vergili mal satmak zorundadır. Bu da Ülkemizin zararına olmaktadır.

            AB ile Türkiye arasında Gümrük Birliği’nin tamamlanmasını sağlayan 1/95 sayılı OKK’nın 16. maddesi çerçevesinde Türkiye’nin AB’nin tercihli gümrük rejimine uyumu öngörülmektedir. Gümrük Birliği kuralları, AB’nin 3. ülkelerle yaptığı STA’ları da kapsamaktadır. Söz konusu uyumun sağlanması için Türkiye’ye 5 yıllık geçiş dönemi tanınmış olup, bu çerçevede Türkiye, AB’nin 3. ülkelerle imzalamış olduğu STA’ları bu 3. ülkelerle aynı şartlarda yapmak zorunda kalmakta ve hatta bazen bu 3. ülkeler, AB ile yapmış oldukları STA’yı aynı şartlarda Türkiye ile imzalamaya yanaşmamaktadırlar. Bu durumda da Türkiye, Gümrük Birliği’nden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmek için adeta 3. ülkelere gelin benimle STA imzalayın diye yalvarmak durumunda kalmaktadır. Çünkü, AB üyesi olmadan Gümrük Birliği üyesi olan Türkiye’nin, Gümrük Birliği kuralları gereğince AB’nin anlaşma yaptığı 3. ülkelerle de anlaşma yapması gerekmektedir. Halbuki Türkiye, AB ile STA yapmış olsaydı böyle bir durumla karşılaşmayacaktı.

            Burada dikkati çeken önemli bir husus ise AB’nin Ermenistan ile yapmış olduğu STA nedeniyle Ülkemizin de Ermenistan ile STA yapmak zorunda kalacak olmasıdır. Bu durumda biz ülke olarak Ermenistan ile STA imzalamak zorundayız fakat bu zorunluluk Ermenistan için söz konusu değildir. Zira AB üyesi olabilmenin en önemli şartlarından bir tanesi de AB’nin başka ülkelerle yapmış olduğu STA anlaşmalarına Ülkemizin de taraf olmasının zorunlu olmasıdır. Böyle bir durumda yani yakın bir gelecekte Ermenistan acaba Ülkemizle bir STA anlaşması yapmak üzere ön şart olarak Ermeni soykırımını tanımayı önümüze getirebilir mi sorusu karşımıza çıkmaktadır. Cevap tabii ki evettir.

            AB mevzuat uyumunun tarım kısmına gelince ise karşımıza tarımsal üretimin azaltılması, tarım desteğinin kaldırılması ve ithalatın kolaylaştırılmasına yönelik hususlar çıkmaktadır. Nitekim 1963 tarihli Ankara Anlaşması gereğince Ülkemizin o tarihlerde en güçlü olduğu kuru incir, kuru üzüm, fındık ve tütün ihracatımıza kota konmuştur. 1963’ten günümüze kadar gelinen süreçte bir zamanlar salt ihracatçı bir ülke konumunda iken maalesef başta tütün, buğday ve pamukta olmak üzere çoğu tarımsal üründe ithalatçı bir ülke konumuna gelmiş bulunuyoruz.”

            Konuşmasının sonunda “Milli duruş önemlidir.” ifadesine vurgu yapan Köksal Özenç kendisine yöneltilen soruları da cevapladı.

            Programın ikinci bölümünü oluşturan “Şiir Dinletisi” İLESAM Üyelerinden Murat Duman  tarafından sunuldu.

            Talih, gözler, yağmur, ömür, memleket, karayel, zulüm, nazar, sıla, hasret, Çanakkale, Türk Kadını, Hz. Muhammed, gönül bahçesi, Üsküdar, kader, ömür, gazeteci, acı, dilin söylediği, sevmek, aşk, insan, gurbet konulu şiirler katılımcılar tarafından beğeniyle dinlendi.

            Şiirlerin yanı sıra şarkılar da hoşça vakit geçirilmesini sağladı. Nevzat Taşkıran “Sen Sevgini Bana Sakla” , Ayten Gülçınar “Cennet Kokulum”, Sadık Kılıç “Hastan Oldum Gurbet Elde” isimli şarkıları seslendirdiler. Şarkılara ses olan isimler arasında Murat Duman da vardı. Fakat güne damgasını bir anda oluşturulan koro vurdu. Koro “Dediler Zamanla Hep Azalırmış Sevgiler” isimli şarkıyı seslendirdikten sonra bir de türkü okudu. Katılımcılar da koroya eşlik etmenin mutluluğunu yaşadılar.

            Bu güzel etkinliğe katılan değerli isimler arasında Vedat Fidanboy, Mehmet Kındap, Durak Turan Düz, Sadık Kılıç, Niyazi Bali, Suna Güvel, Mahir Ünat, Mehmet İleri, Tahir Kaya, Sevinç  Doğancan Güven, Mehmet Sevinç, Ali Kaya, Prof. Dr. Abdurrahman Küçük, Necati Özdenkoş, Kemal Parıldar, Cemal Tuzcuoğulları, Sibel Unur Özdemir, Selçuk Küçükkalıpçı, Nurettin Gürozanoğlu, Atıf Selçuk, Şakir Susuz, Tuncay Ulusoy, Aşık Bayrami, Orhan Vergili, Necati Aslan, Metin Topçu, İlter Yeşilay, Ayten Gülçınar, Ozan Esnafi, Yunus Yalçın, Ali Haydar Karahacı, Aşık Dudai,  Nevzat Taşkıran ve Veysel Kızlarkayası  da bulunuyordu.

            Güzel paylaşımların yaşandığı bir İLESAM Cumartesisinin daha sonuna gelindiğinde  bu keyifli gün edebiyata sevdalı yüreklerde tüm ihtişamıyla çoktan yerini almıştı.

            Unutmayın! İLESAM Kültür Evi, üyesi olsun - olmasın edebiyata, şiire, sanata gönül vermiş tüm dostları gelenekselmiş Cumartesi  sohbet toplantılarına  bekliyor.

Haber Metni ve Fotoğraflar: Sibel UNUR ÖZDEMİR

www.ilesam.org.tr

 Okunma Sayısı : 814         09 Şubat 2014

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 524919

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.