İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ (29 MART 2014) MİLLİ KÜLTÜR KAYNAĞI OLARAK TÜRK HALK TİYATROSU

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ

(29 MART 2014)

MİLLİ KÜLTÜR KAYNAĞI OLARAK TÜRK HALK TİYATROSU


Edebiyatın, sanatın ve kültürün konuşulduğu, söyleşilerde aktüel konuların işlendiği, şiirlerin okunduğu bir Cumartesi etkinliği daha İLESAM Kültür Evi’nde gerçekleştirildi.
 

Günün söyleşi konusu ile ilgili olarak Meddah, Pişekar ve Kavuklu’dan bahseden, doğaçlamanın farklılığını anımsatan İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız günümüzde tiyatroya ilginin arttığını, bir oyunu seyredebilmek için yer bulmanın zorlaştığını, bunun yanı sıra sahne sayısının yetersiz olduğunu, daha çok sahne yapılması gerektiğini ve insanların tiyatroya gitmek için daha çok zaman ayırmaları gerektiğinin altını çizdi.

İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği), Ahi Evran Üniversitesi Ahilik Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğü, T.C. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, T.C. Ahi Evran Üniversitesi Rektörlüğü ve Şekerbank ile birlikte düzenlenen “AHİ EVRAN VE AHİLİK” konulu, Uluslar arası Senaryo ve Tiyatro Yarışmasını hatırlatarak eserlerin Nisan ayı sonunda teslim edilmesi gerektiğini söyleyen İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, Cumartesi söyleşisini gerçekleştirmek üzere Doç. Dr. İbrahim Ethem Arıoğlu’nu kürsüye davet etti. 

Doç. Dr. İbrahim Ethem Arıoğlu “Milli Kültür Kaynağı Olarak Türk Halk Tiyatrosu” hakkında bilgiler verdi. 

HOCAMIZDAN KONUYLA İLGİLİ KONUŞMASININ ANA HATLARINI BELİRTEN BİLGİLERİ RİCA ETTİK. KENDİSİ BİZİ KIRMAYARAK DEĞERLİ BİLGİLERİNİ PAYLAŞTI. KENDİSİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYOR ve VERDİĞİ BİLGİLERİ AYNEN AKTARIYORUZ:

“Milli kimlik, milli kültür dediğimiz kavramı ifade etmektedir. Milli kültür, bir milletin hayat içerisinde ortaya koyduğu her şeydir. Maddi ve manevi alanlarda gerçekleşen hayat tarzıdır. Dil, tarih, soy, vatan, kültür milli kimliği oluşturan unsurlardır.

Milletimiz; sanat, edebiyat, resim, müzik alanlarında milli kimlik anlayışı içerisinde orijinal, farklı, eşsiz eserler meydana getirmiştir.

Kültür bir milletin aynası gibidir. Bu aynada yansıyan edebiyat, ortak tarih, el sanatları, şiir, gelenek ve görenekler, sosyal hayat ve halk edebiyatı ortak değerlerimizdir.
Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan halk edebiyatımız ise, milli kimliğin inşasında, ortak değerlerin kazanımında, acı ve tasada bir araya gelmede, sanat ve fikir dünyamızın gelişmesinde büyük bir rol oynamıştır. Bu edebiyat Türk kimliğini yansıtan yanıyla her zaman yaşayacak ve yaşatılacaktır.

Halk edebiyatı içerinde seyirlik türler olarak bilinen; köy tiyatrosu, Karagöz, Meddah, Orta Oyunu, Kukla gibi zengin kültür unsurlarımız “halk tiyatrosu” adıyla bilinmektedir. Bu seyirlik edebiyatımız yüzyıllar öncesine giden bir geçmişe sahiptir. Halk tiyatrosu, halk edebiyatı ve tiyatro disiplinlerinin ortak araştırma alanıdır. Halk tiyatrosunda kendine özgü; oyuncusu, seyircisi, kostümü ve icra mekanları vardır.

Seyirlik türler; halk hayatını hareketli hale getirerek eğlenmek ve halkın kendi yaşantısı üzerinde düşünmesini sağlamak amacıyla ortaya çıkarılmış dram sanatı gelenekleridir.

Son zamanlarda teknolojik gelişmeler, televizyon ve sinema bu tiyatronun kaybolmasına etki etmiştir. Ama zengin oyun repertuarı, mizah anlayışı, taklit yapısı ile bu halk tiyatro geleneğimizin yaşatılması, öğretilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması gereklidir.

Devlet kurumları, sanat kurumları, özel tiyatrolar, medya kuruluşları, yerel yönetimler bu konuda üzerlerine düşen görevleri yapmalıdır.
Geçmişten süzüle süzüle gelen bu milli kültür unsurlarımıza sahip çıkmak hepimizin görevidir. Gelenek sahip çıkıldığı ve yeni formlar üretebilme imkanı bulabildiği takdirde geleceğe taşınabilir.”

Geleneksel Halk Tiyatrosuna emek veren Muhsin Ertuğrul, Vasfi Rıza Zobu, İsmail Dümbüllü, Münir Özkül, Tekin Akmansoy, Ahmet Yenilmez, Ferhan Şensoy, Erol Günaydın, Zihni Göktay, Muammer Karaca gibi değerli isimleri de anan Arıoğlu, katılımcıların yorumlarını dinleyerek kendisine yöneltilen soruları da cevapladı. 
 

Doç. Dr. İbrahim Ethem Arıoğlu’na bu güzel sunumu için günün anısına Kadın Komiteleri Başkanı İlter Yeşilay tarafından bir “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.

Programın ikinci yarısını oluşturan “Şiir Dinletisi” Aşık Sevdai tarafından sunuldu.

Etkinliğe katılan isimler arasında Ali Kemal Parıldar, Vedat Fidanboy, Ozan Sevdai, Tülin Hatun Şenel, Uğur Bulut, Atıf Selçuk, Durak Turan Düz, Hanifi Işık, Celal Oğan, Necati Aslan, Sibel Unur Özdemir, Mehmet Sevinç Ergun, İbrahim Yaman, Orhan Vergili, Fevzi Gökalp, Şakir Susuz, Murat Duman, İlter Yeşilay, Cemal Tuzcuoğulları, Rıfat Çakır, Nuriz Gökmenoğlu, Nuretin Gür Ozanoğlu, Sevinç Doğancan Güven, Fatma Kalkan da bulunuyordu.

Rıfat Çakır şiirini okumaya başlamadan önce “Hepiniz ölümsüzsünüz çünkü hepinizin bir eseri var. Kaliteli insanlardan güzel şiirler dinleyip dizelerden, mısralardan esinleniyoruz. Birbirimizi yüceltmeye devam edelim lütfen.” diye seslendi gönül dostlarına. İlter Yeşilay ise “kültürümüzün elçileri” diye selamladığı katılımcılara “Men Aşgundan Ölürem” isimli şiirini tiyatral bir tarzda okudu.

Çocuk olmak, eski kerpiç evler, özgürlük, öğütler, doğruluk, hak yolu, atasözleri, gençlik, gözler, veda, aşk, Çanakkale Savaşı, yıllar, mazi, hayal, yürek yangını, vatan, hür yaşamak, şarkı temalı şiirlerin yanı sıra Mevlana’dan öğütler de paylaşımlar arasındaydı. 
 

Nurettin Gür Ozanoğlu ve Aşık Sevdai’nin sazları ve yorumları ile ses olduğu birbirinden güzel türküler unutulmayan bir gün yaşattı katılımcılara.

Şiirlerin, türkülerin, sazın, sözün coştuğu bir İLESAM Cumartesisi daha gelip geçti hayatın içinden.

Unutmayın! İLESAM Kültür Evi, üyesi olsun - olmasın edebiyata, şiire, sanata gönül vermiş tüm dostları gelenekselmiş Cumartesi sohbet toplantılarına bekliyor.

Haber Metni ve Fotoğraflar : Sibel UNUR ÖZDEMİR

 Okunma Sayısı : 627         02 Nisan 2014

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 157667

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.