İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ (05 Nisan 2014) DİVAN ŞİİRİNDE SOSYAL HAYAT

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ (05 Nisan 2014) DİVAN ŞİİRİNDE SOSYAL HAYAT 

Aktüel konuların işlendiği, şiirlerin okunduğu,  edebiyatın, sanatın ve kültürün konuşulduğu bir “Cumartesi Söyleşisi ve Şiir Dinletisi” daha  İLESAM Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Divan edebiyatının sosyal hayata etkilerinden bahseden  ve kullanılan  mazmunlar hakkındaki fikirlerini paylaşan  İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız “Kelebek Ömrü ve Süveyda’ya Mektuplar” isimli kitabında yer alan “Yâre Sitem” isimli şiirine ses olarak bu   Cumartesi söyleşisini gerçekleştirmek üzere Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa ERDOĞAN’ı kürsüye davet etti.

Klasik Türk edebiyatının çok farklı kaynaklardan beslenen dünyanın en zengin edebiyatlarından biri olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Mustafa Erdoğan, bu büyük kültür mirasının bazı dönemlerde cahillik, ideolojik duruş ya da konjonktür gereği eleştirildiğini belirtti. Divan edebiyatında sosyal ve günlük hayatın olmadığı şeklinde eleştiriler olduğunu söyleyen Erdoğan, birazcık araştırma yapılırsa bu kanaatin yanlış olduğunun anlaşılacağını söyledi.

Öncelikle konunun bir millî kültür meselesi olduğunu, önyargılardan ve ideolojik saplantılardan uzak bir şekilde değerlendirilmesi, ayrıca bu tarz tarihî eserlerin incelenirken eserlerin yazıldığı dönemin şartlarının göz önüne alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, daha sonra bir edebî eserde sosyal hayatın yeri nedir sorusuna cevap aradı. Bu konuya dair Eliot, Tolstoy gibi yabancı ve Suut Kemal Yetkin, Mehmet Kaplan gibi yerli yazarların görüşlerini aktaran Erdoğan, bir edebî eserde gerçek hayatın aynen bulunmasının çok doğru olmadığını; sanatçının hayattan ve çevreden aldığı izlenimleri, kendi ruh ve gönül süzgecinden geçirip bilgisi ve kabiliyetiyle bir potada eritip yeniden şekillendirerek yansıtması gerektiğini vurguladı.

Doç. Dr. Mustafa Erdoğan, divan şiirinde sosyal hayatın birincisi sûr-name, sâkî-name, sahil-name, kahve-name, gazavat-name, fetih-name, Selim-name, sulh-name, fütüvvet-name, pend-name, siyer-i Nebî, kısas-ı enbiya, fal-name, kıyafet-name, muamma, lügaz, melhame, fal-name, bahariyye, nevruziyye, şitaiyye, ramazâniyye, ıydiyye, rahşiyye, mersiye, maktel, letaif-name, hicviyye… gibi doğrudan sosyal hayatla ilgili olan türler, ikincisi de gazel, kaside gibi şiirlerin satır aralarında gizlenen sosyal hayat manzaraları olmak üzere iki aşamada ele alınabileceğini belirtti. Ardından bu türlerden örneklerle konuşmasını sürdüren Erdoğan, Sabit’in ramazan, Şeyhülislam Yahya’nın bayram, Fennî’nin sahil konulu şiirlerinden örnekler okudu ve açıkladı. Kanuni devrinde bir ara şarabın yasaklandığını, hatta içki dolu gemilerin denizde yakıldığını aktaran Erdoğan, bu olaya dair görgü şahitleri olarak nitelediği Baki ve Nev’î’nin söyledikleri şiirleri okudu.

Osmanlı döneminde yapılan düğün ve şenlikleri anlatan sur-namelerden ve ağıt anlamına gelen mersiyelerden de bahseden konuşmacı, ardından Cem Sultan’ın oğlu, Meâli’nin de kedisi için yazdığı mersiyeden örnekler sundu.

Divan şiirinde sosyal tenkit sayılabilecek birçok şiirin bulunduğunu ifade eden Erdoğan Kabuli’nin rüşvet konulu bir gazelini naklettikten sonra, “Divan şiirinde, daha önce bahsedilen müstakil manzûmelerin haricinde, çeşitli manzûmelerin satır aralarında da sosyal/günlük hayatla ilgili pek çok anekdot bulunmaktadır. Ancak bu notlar çoğunlukla asıl hedef değildir. Arka plandadır. Sosyal hayat unsurlarının bulunduğu manzûmelerin önemli bir kısmı da aşk şiirleridir. Bilindiği üzere, klasik şiirin asıl konusu aşktır. Diğer konular aşk ve aşkla ilgili unsurlar vesilesiyle dile getirilmektedir. Bu bakımdan sosyal/günlük hayattan işaretler, sahneler de çoğu zaman doğrudan doğruya işlenmez. Âşık-sevgili-rakîb üçlüsünün etrafında yer yer bu sahnelere de işaret edilir. Ayrıca bu sahneler umûmiyetle âşığın bakış açısından yansıtılır.” dedi.

Gazel, kaside gibi şiirlerden seçtiği ve sosyal hayatla ilgili olan beyitlerle konuşmasını sürdüren Erdoğan, bu bölümde; bir çocuğun yılanla oynaması, tuzakla kuş avlanması, haraç alma, çocuğun alnına kurban kanının sürülmesi, bir fetih haberi sonrası şehrin süslenmesi, doğanın gözünün dikilmesi, yiğitlerin başlarına beyaz kanatlar takması, birisinin gıyaben anıldığında kulağının çınlaması gibi sosyal hayat manzaralarından ve şiirlerde geçen oyunlardan bahsetti.

“Divan Şiirinde Sosyal Hayat”” hakkında değerli bilgiler vererek  konuşmasını örneklerle zenginleştiren Erdoğan, katılımcılar tarafından kendisine yöneltilen soruları da cevapladı.

Doç. Dr. Mustafa ERDOĞAN’a katılımlarından dolayı İLESAM Kadın Komiteleri Başkanı İlter Yeşilay tarafından bir “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.

Bu haftaki  “Şiir Dinletisi”  Amasyalı Keskin Ozan Müzeyyen Keskin tarafından sunuldu. Keskin, kendi projesi olan “Amasya Sevdası” isimli eserine katkılarından dolayı İLESAM  Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız’ateşekkür ederek yörelerinden bir sepet elma hediye etti.

Dostluk, yalnızlık, gönül, memleket, Anadolu, bahar, Amasya, İstanbul, Dünya’nın temeli, yoksulluk, gurur, onur, hasret, sevgi, aşk, alınyazısı, ağıt, kaybediş, yolculuk, değişen Dünya, sevda, bekleyiş, ölüm temalı şiirler dinleti boyunca dinleyenleri hem düşünmeye sevk etti hem de keyifli dakikalar yaşattı. Ozan Sevdai şiir dinletisi boyunca sazıyla eşlik etti şiirlere. Ve yine onun sazı eşliğinde İlter Yeşilay, Nur Ersen ve Aşık Zebuni birer türkü seslendirdiler.

Ozan Sevdai, Durak Turan Düz, Saniye Düz, İsmet Bora Binatlı, Hanifi Işık, Aşık Zebuni, Bekir Yeğnidemir, Sevgi Yücebaş, Mehmet Ergun Sevinç, Aşık Dudai, Niyazi Bali, Sibel Unur Özdemir, Veli Zor, Abdullah Satoğlu, Necati Özdenkoş, Uğur Bulut, Ali Kemal Parıldar, Tülin Hatun Şenel, Mustafa Erdoğan, Sevinç Doğancan Güven, Cahit Karaç, Rıza Arton, Orhan Vergili, Şakir Susuz, Hayriye Çitoğlu, İlter Yeşilay, İbrahim Berber, Sadık Kılıç, Nurettin Gür Ozanoğlu, Nur Ersen, Zeki Dağlı, Elifçe ve Cemal Tuzcuoğulları etkinliğe katılan isimler arasındaydı.

Güzel ve özel bir İLESAM Cumartesisi  daha şiirlerle, türkülerle, sazla, sözle coşkulu bir şekilde gelip geçti hayatın içinden.

Unutmayın! İLESAM Kültür Evi, üyesi olsun - olmasın edebiyata, şiire, sanata gönül vermiş tüm dostları gelenekselmiş Cumartesi  sohbet toplantılarına  bekliyor.

NOT: Söyleşi notlarını bizimle paylaşan Sayın Doç. Dr. Mustafa ERDOĞAN’a teşekkürlerimizle…

Haber  Metni: Sibel UNUR ÖZDEMİR

Fotoğraflar: Sibel UNUR ÖZDEMİR /Nur ERSEN

Yayına Hazırlayan: Nur ERSEN

 

www.ilesam.org.tr

 Okunma Sayısı : 621         09 Nisan 2014

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 648357

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.