İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ (13 ARALIK 2014) “KAFKAS CUMHURİYETİNİN KURULUŞU ve KADIN HAKLARI”

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ

(13 ARALIK  2014)

“KAFKAS CUMHURİYETİNİN KURULUŞU ve KADIN HAKLARI”

Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin bu haftaki  Cumartesi  Sohbetlerinde “Kafkas Cumhuriyetinin Kuruluşu ve Kadın Hakları” konusu Hanefi Işık tarafından anlatıldı.

Şiirin, edebiyatın, sanatın ve kültürün konuşulduğu, şiirlerin okunduğu program İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız’ın yaptığı açılış konuşması ile başladı. Parmaksız“Doğruluk ve dürüstlükten ayrılmamak gerek. Bu kavramlar insan hayatındaki en  önemli hasletlerdendir. Cumhuriyetimiz kıymetlidir. Türkçemiz değerlidir. Osmanlıca öğrenilecekse Osmanlıca öğreten akademiler açılsın.Öğrenmek isteyenler öğrensin. Elbette tarihimiz mühimdir. O halde Osmanlıca öğreneceksek Orhun Kitabeleri de Göktürkçe ile yazılmış. Onları okuyabilmek içinde Göktürkçe öğrenmeliyiz. Tarihi bölemeyiz, tarih geçmişten geleceğe uzanan bir medeniyettir, kültürümüzü oluşturur. Kadınlarımız başımızın tacıdır. Onlar anadır, eştir, bacıdır, evlattır. Cennet ayaklarının altındadır analarımızın.Onlara şiddet uygulamak yanlıştır.Buraya kadar söylediklerimde sürçü lisan ettiysem af ola.Niyetim kimseyi kırmak değil doğru bildiklerimi söylemekti.Şimdi sözü Sayın Hanefi Işık beye bırakıyorum.” diyerek Işık’ı kürsüye davet etti.

“Bugüne kadar bölge ve ülke insanlarından pek azının  bildiği, dünya insanlarının da büyük çoğunluğunun bilmediği ilkleri yaşatan içi dopdolu bir halk yönetiminden bahsedeceğim.” diyerek sözlerine başlayan Hanefi Işık “Bu kurulan yönetimin adı ‘Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti’dir.Diğer bir söylenişi ise ‘Cenub-i Garb-i Kafkas Cumhuriyesi’dir. Bu Cumhuriyet yönetimi ‘Elviye-i Selase’ denilen bölgede kurulmuştur. Elviye-i Selase, Arapça’da üç sancak demektir. Bu üç sancak; Kars, Ardahan, Batum’dur. Bu sancakların, ilçeleri ile birlikte Cumhuriyet’in kuruluşuna top yekun katıldıkları anlaşılmaktadır.

Elviye-i Selase’nin nüfusu 1.738.478 olup bu rakamın 1.511.154’ünü yerli Türk-İslam, geri kalan 227.324’ünü Rus, Ermeni, Gürcü, Malakam (gayrimüslim) oluşturmaktadır. Yüzölçümü 40 bin kilometrekaredir.

Elviye-i Selase’nin Türklüğü ve Müslümanlığı bu bölgede önceleri İskitler, Hazar Türkleri, Kıpçaklar ve daha sonra da Osmanlılar hüküm sürmüşlerdir. Özellikle Ardahan, Ahıska yörelerinde Atabekler bir müddet egemenliklerini sürdürdüler. Kıpçaklarda dil Türkçe idi. Yazı dili de Kartvelce idi.

İslamiyet, Türklük, Anadolu bütünleşmesi batı Haçlı-Avrupalı karşıtlığı oluşturuyor. 1095-1270 tarihleri arasında 8 Haçlı Seferi düzenlenmiştir. Haçlı seferleri sürerken 1215 yılında İngiltere Kralı Yurtsuz Jan, kralla halk arasında bir sözleşme yapmıştır. Kralın yetkilerini kısıtlayan bu sözleşmeye Magna Carta (Büyük Şart) denir.

Osmanlıların Anadolu’da egemen olması Bizanslıları ve diğer Avrupa Devletlerini endişeye düşürmüştür. Rusya endişe taşıyan devletlerin öncülüğünü yapmaktaydı.

Viyana Kongresi (1814-1815) nde ‘Şark Meselesi’ Doğu sorunu görüşülmüş ve karara bağlanmıştır. 9 Haziran 1815’de yapılan anlaşmaya göre Osmanlı topraklarının paylaşılması rekabeti başlamıştır. Ve daha I. Dünya Savaşı başlamadan Osmanlı topraklarında Ermeni ve Gürcü Devleti kurma eylemleri başlamıştır.” dedi.

Hanefi Işık, Elviye-i Selase’nin ve Elviye-i Selase’deki bazı yerlerin çeşitli anlaşmalarla yer değiştirmelerine, Edirne, Paris, Berlin, Ayastefanos, Berlin, Brest Litovsk andlaşmalarıyla, Sykes Picot ile I.Dünya Savaşı’na da değinerek Sarıkamış ve Ardahan’daki göçü önleme komitesinden, Hıncak’tan, Asala’dan, Posof soygunu ve Gürcü eylemlerinden de bahsetti.

Işık “Brest Litovsk andlaşmasına göre bölgede yaptıkları katliam ve göçe zorlamalar karşısında bölge nüfuslarının kendi lehlerine olduğunu sanarak halk oylaması istediler. Almanlarla Osmanlılar bir araya gelerek halk oylaması başlattılar. Türklerin seçimi açık farkla kazanması ile ‘Elviye-i Selase’ resmen Osmanlı toprağı oldu.” diyerek plebisitin sonuçlarına, şuralara, kongrelere, Cumhuriyet’in kuruluşuna, Malta sürgünlerine, Kars işgaline ve Kars’ın tapusuna, Kars’ın kurtuluşuna, Kars nişanına, Moskova Anlaşmasına, Mustafa Kemal’in Kars’a gelişine de değindi.

Hanefi Işık aynı zamanda; Ermeni hareketleri, Rusya Devriminden sonra bölgedeki boşluğun yarattığı durum, Thomson’un bildirisi, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun maddeleri  hakkında da bilgiler verdi.

Işık “10 Aralık 1948 yılında yayınlanmış olan ‘İnsan Hakları Bildirgesi’ne göre; her insanın yaşam hakkı korunmuştur. İnsanlar doğuştan getirdikleri ile kalmamaktadır. Yaşam boyu bir çok evreden geçmektedir biyolojik, sosyal ve kültürel açıdan. Dünyanın neresinde olursanız olunuz kadın olmak çok zordur. Eşlik, analık, kardeşlik, bir de çalışır olmak oldukça güçtür. Kadınların dava ve sorunları kadının varoluşundan beri gündeme oturmuş ve bu durum toplumların uygarlık düzeyleri ile paralel olarak yol almıştır.Kadının özgürlüğü ve tutsaklığı; ekonomik özgürlüğüne, eşinin ve bulunduğu ortamın özgürlük anlayışı ile bağdaşır.

1918’lerde kurulmuş bir Cumhuriyet’in ve onun getirmiş olduğu haklarını günümüzle kıyasladığımızda o zamankiler bugünkü çoğu uygar ülkelerden daha ileri düzeydedir.” şeklinde açıklayarak tarihi süreç içerisinde -Derebeyliklerde, İskitlerde, Hunlarda, Anadolu’da, İslamiyet’te, Cengiz Han döneminde, Selçuklularda, Osmanlı İmparatorluğunda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasalarında-  kadınlara verilmiş ya da kadınların alabildikleri hakları belirtti.

Hanefi Işık’ın konuşmasını dinlemeye gelen katılımcıların yoğunluğu dikkat çekici idi. Işık’ı dinlemeye gelen konuklar arasında eski emekli valilerden Burhanettin Çakar ve yine emekli belediye başkanlarından Salih Aktürk de vardı.

Hanefi Işık’a katılımlarından dolayı verilen Teşekkür Belgesini Burhanettin Çakar ve Salih Aktürk birlikte takdim ettiler.

Etkinliğin ikinci yarısını oluşturan Şiir Dinletisi İLESAM Ankara Şube Başkanı Durak Turan Düz tarafından gerçekleştirildi.

Vedat Fidanboy, Sevgi Yücebaş, Orhan Vergili, Hasan Rüzgar, Mücella Can Yurtoğlu, Salih Aktürk, Burhanettin Çakar, Ufuk Bulut, Mehmet Sevinç, Sadık Kılıç, Şakir Susuz, Mahir Ünat, Elifçe, İbrahim Yaman, Yaşar Duymuş, Yasemin Meydan, Erdal Ercin, Necati Aslan, Murat Duman, Nevzat Taşkıran, Fatma Kalkan, Ertuğrul Yılmaz, Niyazi Bali, Aşık Dudai, Tuncer Ulusoy, Muzaffer Karslı, Necati Özdenkoş, Songül Dündar, Bayram Yelen, Sibel Unur Özdemir, Nevin Şaher, Müzeyyen Unur, Merih Baran, Cemal Tuzcuoğulları ve  İlter Yeşilay etkinliğe katılan isimler arasındaydılar.

Gönül tutsaklığı, felek, kadın hakları, anne, Atatürk, insan, özgürlük, çile, aşk, sevgi, şehide ağıt, sevgi, umutsuzluk, engelli insanlar, gurbet temalı şiirler  şairlerinin sesinde can buldular. Necati Özenkoş’a ait bir şiiri besteleyen  Sadık Kılıç da bestelediği o şarkıyı seslendirdi.

Ve bir Cumartesi güzelliğinin daha sonuna gelindi.

İLESAM Şiir Dinletilerimize şiire, sanata ve kültüre gönül veren herkesi- üyemiz olsun veya olmasın-bekliyoruz.Unutmayın!!!

HABER METNİ : Sibel Unur Özdemir
FOTOĞRAFLAR:  Sibel Özdemir-Orhan Vergili

 Okunma Sayısı : 1040         16 Aralık 2014

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 118464

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.