İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ (20 ARALIK 2014) “ATATÜRK’ÜN AHLÂK DÜNYASI”

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ

(  20 ARALIK  2014)

“ATATÜRK’ÜN AHLÂK DÜNYASI”

“İnsanı şaheser kılan ahlâkın kendisidir.”

Mehmet Nuri Parmaksız

Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin bu haftaki  Cumartesi  Sohbetlerinde “Atatürk’ün Ahlak Dünyası” konusu Dr. Hüseyin Ağca  tarafından anlatıldı.

Şiirin, edebiyatın, sanatın ve kültürün konuşulduğu, şiirlerin okunduğu program İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız’ın yaptığı açılış konuşması ile başladı.

Parmaksız “Yönetim kurulumuzda aldığımız karar çerçevesinde İLESAMLI Bilim adamı, Şair, Yazar ve Sanatçılar Ansiklopedisi 2015 sonuna kadar tüm masrafları İLESAM tarafından karşılanarak çıkarılacaktır.Ansiklopedimiz sadece üyelerimiz içindir ve katılım ücretsizdir. Ansiklopedi ile ilgili bilgileri İLESAM web.sitesinden (http://www.ilesam.org.tr) öğrenebilirsiniz.

İLESAMlı olmak ayrıcalıktır; çünkü bilinçli olan eser sahipleri İLESAM üyesidir. Meslek Birliğimize adı 5846 sayılı kanunla verilmiştir. İLESAM’ın temel fonksiyonu, bilim ve edebiyat eseri sahiplerinin mali ve manevi haklarını korumaktır; telif hakkı gibi. Diğer aktiviteleri yan faaliyetleridir. Şimdi şiirleriniz, yazılarınız az okunuyor ya da hiç okunmuyor olabilir ama gelecekte popüler olabilir. İşte bu noktada İLESAM, üyelerinin haklarını yaşarken ve rahmetli olduktan yetmiş yıl sonrasına kadar koruyor. Sayın Cemal Tuzcuoğulları yüze yakın davada bilirkişilik yapmıştır. Ben de bilirkişilik yapıyorum. Telif kazanınca ben, üyelerimiz adına mutlu oluyorum. İnsanlar Telif haklarına önem vermeli, ahlaklı davranmalılar. Hukuk devletiyiz; o halde herkesin kanunlara uyması gerekir.

İLESAM’ın kurucularını saygıyla anıyoruz. Meslek Birliğimizi onlar kurdular bizler devam ediyoruz, bizden sonra da devam edilecek. Bir eserin izin almadan kullanılması intihal olmakla birlikte ahlaksızlıktır. İnsanı şaheser kılan ahlakın kendisidir. Biz eşref-i mahlukatız. Yaratılanların en şereflisi. O halde yaratılışımıza uygun hareket etmek doğru olandır.” diyerek sözlerini noktaladı ve Dr. Hüseyin Ağca’yı konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet etti.

Hüseyin Ağca “Ahlak,  toplumsal açıdan milletin vicdanıdır. Ahlak mukaddestir, hiçbir değerle ölçülemez. Toplumun nizamını, düzenini sağlayıcı öğelerden bahsederken gelişmemiş toplumlarda hangi Tanrı’ya inanılıyorsa Tanrı böyle istiyor, diye düşünülür. Gelişmiş toplumlarda kanun çerçevesinde değerlendirilir. Ayıp, günah, yasak bağlamında ilkel toplumlarda din,  daha ileri toplumlarda ahlak ön plandadır. Yasağa konu olan olayın belirlenmesi güçtür. Bir insan olarak önce millete vefa göstermek gerekir. Önce milleti sevmek ama o sevgiyi hizmete dönüştürmek, eser bırakmak, öğretmek gerekir. Gecikmiş adalet, adalet değildir.

Türk bürokrasisinin bel kemiği arşivdir. Atatürk maziyi bildi ama onun esiri olmadı. Geliştirmek için çok uğraştı.

Kuran-ı Kerim’de altmış ayette kibir, gurur lanetleniyor. Bencillik, egoizm doğru değildir. Bütün dinlerde kötülüğü iyilik ile karşılamak vardır.Sadakat her türlü değeri baş üstünde tutmaktır.

Aile ile başarıya ulaşılır.Eğitim çok önemlidir. Özleşecek, ben olacaksın. Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin.Hak bildiğin yolda yalnız da olsa gideceksin. Bir hadis-i Şerif der ki; Ayrılıkta zafiyet birlikte kuvvet vardır.” gibi genel bilgiler verdi.

Dr. Hüseyin Ağca Mustafa Kemal Atatürk’e göre ahlak anlayışı, toplumsal değerler, vefa göstermek, yardım severlik, sorumluluk alma ve yerine getirme, adil olmak, milli şuur ve gurur sahibi olmak  ve bilgiye saygı göstermek gibi kavramların üzerinde durdu.

Atatürk inkılaplarının temel hedeflerinin millileşmek, medenileşmek, demokratlaşmak olduğunun altını çizen Ağca, Atatürk’ün vefa duygusu, yardım severlik duygusu, sorumluluk alma ve yerine getirme duygusu, adalet anlayışı, milli şuur ve gurur sahibi olma duygusu, bilgelik duygusu, göreve bağlılık, millet sevgisi ve hizmeti, tevazu duygusu, dürüstlük ve samimiyet, sadakat, çalışkanlık, irade gücü, güven duygusu, takdir duygusu, aile kavramına saygı gösterme başlıkları altında konuşmasına devam etti.

Hüseyin Ağca laik yaşama biçimi kapsamında yer alan ahlaki öğelere değinerek Mustafa Kemal’in hoşgörü duygusundan, ileri görüşlülüğünden, kendisi ve yakın-uzak çevresiyle barışık olma duygusundan, insan sevgisi ve saygısından, devlet saygısından, kutsal değerlere saygısından, nefis feragati göstermesinden, kin tutmayan yanından, fedakarlık duygusundan ve riyadan hoşlanmayışından bahsetti.

Ağca, derleme tekniğiyle hazırladığı sunumla da konuşmasını zenginleştirdi.

İŞTE O SUNUMDAN BİRKAÇ PAYLAŞIM…

“Ahlakın milli, toplumsal olduğunu söylemek ve ortaklaşa vicdanın bir ifadesidir demek, aynı zamanda ahlakın mukaddes sıfatını da tanımaktır.Ahlak mukaddestir; çünkü, aynı kıymette eşi yoktur ve başka hiçbir nevi kıymetle ölçülemez. (1930)” / Afet İnan, Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal’in el yazıları 

“Elimizdeki programın ruhu, bizi yalnız bir kısım vatandaşlarla alakalı kalmaktan men eder. Biz, bütün Türk milletinin hadimiyiz.”/Atatürk’ün  SDV.cilt 1, s. 423 

Biz eğer millet ve tarih huzurunda herhangi bir hata işliyorsak, bunun sorumluluğunu vicdan ve idrakimizle hissetmekten ve ödemekten hiçbir zaman çekinecek insanlar değiliz.” / İhsan Pekel, Atatürk’ü Anlamak ve Anmak, II, s.7

“Hükümet, memlekette kanunu egemen kılmak ve adaleti iyi dağıtmakla yükümlüdür. Bu nedenle adalet işi çok önemlidir…Adli siyasetimizde izlenecek amaç, öncelikle halkı yormaksızın süratle, isabetle, emniyetle adaleti dağıtmaktır. İkinci olarak toplumumuzun bütün dünya ile teması normal ve zorunludur. Bunun için adalet seviyemizi bütün medeni toplumların adalet seviyesi derecesinde bulundurmak zorundayız.” / İhsan Pekel, Atatürk’ü Anlamak ve Anmak, I, s.205-206 

“Benim adım Mustafa Kemal’dir. Eğer beni onurlandırmak istiyorsan, Türk oğlu Türk Mustafa Kemal diye çağır. Ben ne diktatörüm, ne macera peşinde koşarım.Bne de mağlubiyeti kabul eden bir kimseyim. Ben yalnız milletimi düşünür, o’nun için yaşarım.Benim ve milletimin hakkı olan şeyi alırım, alamayacağım bir şey yoktur.”  / Selami Başaran, Atatürk Haftası Armağanı, s.56

“Benim en büyük mevki ve mükafat milletin bir ferdi olarak yaşamaktır. Eğer, Cenab-ı Hak, beni bunda muvaffak etmiş ise, şükür ve hamdlar ederim. Bugün olduğu gibi ömrümün nihayetine kadar milletimin hadimi olmakla iftihar edeceğim.” / Hüseyin Bahar, Atatürk’ün İnanç Dünyası, s.32

“Türkiye bir maymun değildir. Hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak ne de Batılılaşacaktır. O sadece özleşecektir.” Hikmet Tanyu, Atatürk ve Türk Milliyetçiliği, s.181

“Milletimizi şimdiye kadar söylediğim sözler ve hareketlerimle aldatmamış olmakla övünüyorum… Yapacağım, yapacağız, yapabiliriz, dediğim zaman onların gerçekten yapabileceğine inanıyorum.” / Cemal Kutay, Atatürk’ün son Günleri, s.123

“Din insanların gıdasıdır. Dinsiz adam boş bir eve benzer. İnsana hüzün verir; kesinlikle bir şeye inanacağız. Bu Din, dinlerin sonuncusu elbette en mükemmelidir. İslam dini, hepsinden üstündür.” / Muhterem Erenli, Atatürk Cumhurbaşkanı, s.146

“-Yaptıklarınız için siz nerden ilham aldınız?

Atatürk bu suale bir tek kelime ile cevap verdi:

-Milletimden!” / Kılıç Ali, Atatürk’ün Hususiyetleri, s.52

“Ey Ulu Reis

Birinci vazifem Türk istiklalini, Türk  Cumhuriyeti’ni Dünya durdukça korumak ve yükseltmektir.

Buna gençliğimiz, şerefimiz, namusumuz ve Türklüğümüz namına söz verip and içiyoruz” / (Atatürk’ün ölümü üzerine Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğrencileri tarafından içilen and) / Ulus Gazetesi, 16 Kasım1938, s.7

Dr. Hüseyin Ağca’nın konuşmasını dinlemeye gelen katılımcıların yoğunluğu dikkat çekici idi.

Hüseyin Ağca’ya katılımlarından dolayı verilen Teşekkür Belgesini Prof. Dr. Sadık Kemal Tunal takdim etti.Tunal, Ağca’ya dair düşüncelerini dile getirdi ve  konuyla ilgili bir anısını da katılımcılarla paylaştı.

Fotoğraf: “ATATÜRK’ÜN AHLAK DÜNYASI” PROGRAMINDAN 7-20 Aralık 2014

İLESAM Ankara Başkanı Durak Turan Düz tarafından gerçekleştirilen ve etkinliğin ikinci yarısını oluşturan Şiir Dinletisi’nde birbirinden değişik konulardaki şiirler hayat buldu.

Bu Cumartesi Sohbeti ve Şiir Dinletisine katılan konuklar arasında Hanefi Işık, Halil Yazanel, Selçuk Küçükkalıpçı, Orhan Vergili, Atıf Selçuk, Ozan Sevdai, Bekir Yeğnidemir, Mustafa Sağır, İhsan Demircan, Vahit Tunay, Şinasi Köksal, Halil Aytekin, İbrahim Yaman, Remzi Yıldırım, Ayhan Özmen, Sadık Kılıç, Nurdeni Deniz, Süleyman Altın, Mustafa Adanç, İbrahim Canoğlu, Prof. Dr. Abdurrahman Küçük, Prof. Dr. Sadık Kemal Tunal, Yusuf Ahi, Cihat Solmaz, İlter Yeşilay, İlhan Ertüzün, Mustafa Demir, Sevgi Yücebaş, Ömer Ünal, Vali Burhanettin Çakır, Sibel Unur Özdemir, Aşık Dudai, Necati Özdenkoş, Uğur Bulut, Mahir Ünat, Ahmet Çetin Ertürk, Fazlı Aktaş, Erdal Ercin, Bayram Yelen, Necati Aslan, Şakir Susuz, Köksal Özenç, Şener Danyıldız, Fatma Kalkan, Müzeyyen Keskin, Nevin Balta, Ertuğrul Yılmaz, Tuncer Ulusoy ve  Cemal Tuzcuoğulları da vardı.

Bir İLESAM Cumartesisi daha anılardaki yerini aldı gün sona erdiğinde.

İLESAM Şiir Dinletilerimize şiire, sanata ve kültüre gönül veren herkesi- üyemiz olsun veya olmasın-bekliyoruz.Unutmayın!!!

HABER METNİ : Sibel Unur Özdemir
FOTOĞRAFLAR:  Orhan Vergili-Sibel Unur Özdemir

 Okunma Sayısı : 696         23 Aralık 2014

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 811170

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.