İLESAM’DA AZERBAYCAN KÜLEKLERİ (RÜZGARI) ESTİ (13 Haziran 2015)

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM’DA AZERBAYCAN KÜLEKLERİ
 (RÜZGARI)  ESTİ.. 

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ ve ŞİİR DİNLETİSİ
(13 Haziran 2015) 

“AZERBAYCAN ve TÜRK ŞİİRİ”

İLESAM Kültür Evinde 30 Mayıs 2015 tarihinde  sezonun son  İLESAM Cumartesi günü  etkinliği gerçekleştirilmişti ancak bilindiği gibi Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği Türk Dünyası ülkeleri ile yaptığı çalışmalara farklı alanlardaki çok yönlü etkinlikleriyle devam ediyor.

İLESAM’ın Türk soylu ülkelerle ortak kültürel değerlerimizi güçlendirmek ve ileriye taşımak için edebi ve kültürel alanlardaki  çalışmalarından biri de bu Cumartesi günü İLESAM Kültür Evinde gerçekleştirildi.

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, İLESAM olarak Birleşen Yürekler Derneği Başkanı Yasemin Meydan Yeşilhisar’ı ve Azerbaycan’dan gelen şair- gazeteci Nezmiyye Hicran’ı  konuk etmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.

Türk şiiri hakkında bilgiler veren Parmaksız “Her yazılan öykü müdür? Her yazılan şiir midir? Orta Asya’yı –Türk soylu ülkeleri- düşünerek söylüyorum ki bizim ülkemiz dışında doğaçlama şiir söyleyen yoktur. Bunun değerini düşünmek gerekir.Bu durumun etkisi nedir? Bildiğiniz gibi Tevfik Fikret Servet-i Fünun şairlerindendir. Aynı zamanda da iyi bir ressamdır. Bir süre sonra şiirden uzaklaşır, şiire yönelir. Şiirde de başarılı olur. Kendisine neden şiir yazıyorsunuz, sorusu yöneltildiğinde; kağıt ve kalem, tuval ve boyadan ucuz, der.

Durup düşünmek gerekir. Gönlünüze ilham olduğunu sandığınız her mısra şiir midir, diye. Bu, kişiden kişiye değişir. Bu, tercihtir. Yahya Kemal’in mesela üzerinde yıllarca çalıştığı şiirleri olduğu biliniyor.Şiir yazarken zorlandığı da söylenir. Onun şiirleri kitap olarak yayınlanmadı; yayınlanmasına da gerek yoktu zira  dergilerde, gazetelerde neşredildi.

Orhan Veli, serbest tarzda şiir yazar. Herkes bu tarzı kolay zaneder. Oysa en kolay vezin aruz veznidir. Belli kuralları uyguladığınızdan kolaydır. Aruz vezninin musikisi kendi içindedir. Hece şiirinde de kurallara uyarsınız şiirinizi yazarken. Serbest şiir aşure gibi bir şeydir. Kurallardan istediğinizi seçersiniz. Fazla kaynarsa lapaya döner, kıvamında olmalıdır. Serbest vezin yerine karma vezin ibaresinin kullanılması konusunda çeşitli makaleler yazmıştım geçmişte.

Bütün sanatları düşünürsek sanatın belli bir disiplin ve düzen olduğunu söyleyebiliriz. Bir resmi getirelim gözümüzün önüne; fırçaya boyayı alıp rast gele mi atıyor ressam tuvalin üzerine.Onun da bir matematiği var elbette.

Şiirin daha önce söylenmemiş gibi söylenmesi mühim. Mesela Mehmet Akif “Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” diye bir mısra yazmış, Abdurrahim Karakoç “Lambada titreyen alev üşüyor” demiş. Bizler daha önce söylenmiş sözlerin aynısını söyleyemeyiz. Bu mısralar zaten söylenmiş. Bizler vezin, muhteva, derinlik, güzellik açısından aynısını söylesek de farklı ve güzel olanını bulmamız gerek.

Biz de neden büyük şair yok; çünkü tenkit eden (münekkit) yok. Eleştiri iki şekilde olur. Birincisi olumlu yönleri söylemek, ikincisi ise olumsuz yönleri söylemektir. Şiire bütünüyle bakmak gerekir zira bir şiir, bir tarafı ile mutlaka güzeldir lakin diğer tarafıyla iyi değildir. İnsanlar eleştirilmekten korkar.

Üstat dediğimiz isimlere baktığımızda arkalarından gelen gençlerin olmadığını görüyoruz.Gençleri yetiştirmemişler. Falancadan ders aldım, onun okulundan geliyorum, onun rahle-i tedrisatından geçtim, gibi cümleler kurulmuyor günümüzde. Aşıklar dahi mahlaslarını kendi alıyorlar ustaları vermesi gerekirken.

Şair kişinin siyasi görüşü olsa bile şiiri siyasetin hizmetine sunmamalıdır. Düz yazı yazabilir siyasi anlamda ama şiir yazmamalıdır.

Şiir, evrensel bir sanat dalıdır. Tüm insanları kucaklar. Allah kullarını bölüm bölüm yaratmamıştır. Hiçbir görüş tam anlamıyla doğru değildir. Eline kağıt kalem alıp sanatçıyım diyen herkes sanatçı olamaz. Şairin, aydın, çağdaş, gören, araştıran bir kişiliğe sahip olmasının yanı sıra  his, bilgi ve görüş dünyasının gelişmiş olması elzemdir.

Sanatın tacirleri vardır. Sanatın tüccarları vardır. Sanatın simsarları vardır. Türkiye’de de vardır Azerbaycan’da da. Yazdıkları çok iyi olmayan ama kötü de olamayan vasat denilebilecek türde eserler veren pek çok medyatik isim var. Bunlar popüler kültürün şişirdiği isimler.Sanatın amacı şöhret olmamalı, sanatın amacı eser olmalı.Eser iyi ise o zaten size şöhret getirecektir. Yüzyıllar içerisinde kalıcı olacaktır. Herkes şöhretin yaşarken gelmesini ister ama öldükten sonra gelme ihtimali de vardır. Amatör ruhu kaybetmemek de önemlidir zira şöhret olduktan sonra yazamazsınız; çünkü katılmanız gereken pek çok etkinlik, bulunmanız gereken onca mekan olur ve şöhrete ilham uğramaz. Şiir tecrübeyle gelişen bir şeydir.Aslında bunun yaşla da bir bağlantısı yoktur.Mesela Şeyh Galib 25 yaşında Hüsn-ü Aşk’ı yazmıştır.

Ben, Türk şiirinin sorunlarını biraz da olsa dile getirmeye çalıştım. Şu ana kadar yapmadıklarımız daha güzel, diyerek sözlerime son veriyor ve kürsüyü konuklarımıza bırakıyorum.” dedi.

Kürsüyü ilk önce Birleşen Yürekler Başkanı Yasemin Meydan Yeşilhisar aldı. Yeşilhisar “Ailesine dahil olduğum İLESAM’dan sizlere seslenmek bana gurur veriyor.Bu imkanı tanıdıkları için İLESAM Genel Başkanımız Mehmet Nuri Parmaksız ve İLESAM Genel Başkan Yardımcımız İlter Yeşilay’a teşekkür ediyorum. Bu tür etkinliklerde birbirimizden  ufacık bir şey bile öğrensek bu çok kıymetli.”dedi.

Bugüne kadar serbest tarzda şiirler yazdığını söyleyen Yasemin Meydan Yeşilhisar, Aşık Sevdai ile çalıştıklarını ve hece vezni ile iki şiir yazdığını söyleyerek “Bir Kere Sevdim” ve  “Sen Gelmiyorsun” isimli şiirlerini yorumladı. Aşık Sevdai ise Yeşilhisar’a sazıyla eşlik etti.

İkinci sırada kürsüye gelen Azerbaycanlı konuk Nezmiyye Hicran da İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız’a teşekkürlerini sunarak “Mehmet Nuri Parmaksız aydınlık getirdi. Şairler Allah’a yakın olurlar. Allah ruh verir.Her şiir, her yazı ebediyette kalmaz. Azerbaycan edebiyatında hece vezni kadar serbest vezin de kullanılır.Uyaklar dikkate alınmalıdır. Sözün kökü birbirini tamamlamalıdır. Cinaslar birbirini izlemelidir.Azerbaycan da halk şiirinde çok şairimiz var.” diyerek Dünya çapında tanınan Anar Rzayev’den, Fikret Koca’dan, Cengiz Abdullayev’den, Kemal Abdulla’dan da bahsetti ve kendisine Türk kapılarını açtığı için Yasemin Meydan Yeşilhisar’a da teşekkür etti. Hicran, seslendirdiği aşk şiirlerinin yanı sıra dağılmış bir bölgeden olduğuna vurgu yaparak bir de vatan şiiri okudu.

Bir de Nezmiyye Hicran’ın bu etkinliği nasıl  değerlendirdiğini  kendi ağzından, kendi cümleleri ile aktaralım sizlere: “Shair, qazeteci Nezmiyye. Bu günkü programda Azerbaycan Türkiye edebi alaskalarindan,edebi prosesden, edebi janrlardan sohbet etdi. Azerbaycan edebiyyatinin zengin tarihinden, dunya capinda taninan imzalardan, Anar Rzayevden, Fikret Kocadan, Cengiz Abdullayevden, Kemal Abdulladan bahs etdi. Edebi novleri tahlil ederek aydinliklar getirdi. Ve konferensin sonunda shiirlerini ishtirakcilara tagdim etti.”

Kültürel anlamda farklı bir zaman diliminin yaşandığı İLESAM Kültür Evinde kendilerine yöneltilen soruları da cevaplandıran Yasemin Meydan Yeşilhisar’a ve Nezmiyye Hicran’a güzel sunumlarından ve katılımlarından dolayı İLESAM Genel Başkan Yardımcısı İlter Yeşilay tarafından birer Teşekkür Belgesi takdim edildi.

Birleşen Yürekler Derneği Yasemin Meydan Yeşilhisar da bu güzel günün anısına İLESAM Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Nuri Parmaksız’a bir fincan takımı hediye etti.

Etkinliğin ikinci yarısını oluşturan Şiir Dinletisi İLESAM Ankara Şube Başkanı Durak Turan Düz tarafından  gerçekleştirildi.

Birbirinden güzel  şiirler, şairlerinin sesinde hayat bulurken Aşık Sevdai’nin sazı da dinleyenlere keyifli dakikalar yaşattı.

Programa Hanifi Işık, Ozan Sevdai, Seyfettin Çoban, Mahir Ünat, Coşkun Mutlu, Yaşar Duymuş, Recai Boybek, Abdullah Satoğlu, Cahit Karaç, Bekir Yeğnidemir, Sibel Unur Özdemir, Emrullah Kaya, Orhan Vergili, Bektaş Tanrıverdi, Tuncer Kozan, Ömer Ünal, Ertuğrul Yılmaz, Salih Kozan, Şakir Susuz, Fatma Yamanlar, Kudret Bulut, Ozan Dudai, Erdal Ercin, Murat Duman, Nuriz Gökmenoğlu, Eyüp Şahan, Ali Rıza Kars, Rifat Çakır, Esen Eryiğit, İlter Yeşilay, ve  İbrahim Etem Ağaoğlu katıldı.

Başkent’te Azerbaycan külekleri eserken sanat adına güzel paylaşımlar yürekleri bir kez daha ısıttı.

HABER METNİ : Sibel Unur Özdemir

FOTOĞRAFLAR: Sibel Unur Özdemir / Orhan Vergili

 Okunma Sayısı : 1395         17 Haziran 2015

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 94364

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.