“Ermeni Meselesi ve Boğazlıyan Kaymakamı M. Kemal Bey”

 / ETKİNLİKLERİMİZ

İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ ve ŞİİR DİNLETİSİ

(7 MAYIS 2016)

“Ermeni Meselesi ve Boğazlıyan Kaymakamı M. Kemal Bey”

Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nin çatısı altında edebiyatın, sanatın, kültürün ve aktüel konuların konuşulduğu, şiirlerin okunduğu bir Cumartesi etkinliği daha 7 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

Program, İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız tarafından yapılan açılış konuşması ile başladı.



Parmaksız, İLESAM’ın Azerbaycan Yazıcılar Birliği ile 2015 yılında imzaladığı protokolden bahsederek ilki geçen yıl gerçekleştirilen “Mahnıdan-Şarkıya” isimli projenin bir parçası olan “Sevgi ve Aşk Şiirleri Antolojisi”nin hayata geçirileceği müjdesini verdi.

Yarışmaya katılan ve antolojide yayınlanmak üzere seçilen şiirlerin şairlerinin daha önce açıklandığını bildiren Mehmet Nuri Parmaksız, yapılan yarışmaya katılıp eleme sonucunda dereceye giremeyen ancak antoloji kitabında bulunmak isteyen İLESAM üyesi şairlerin şiirlerinin de antolojide yer alabileceğini, katılımın ücretsiz olduğunu belirtti.

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, antolojiye katılmak isteyen şairlerin “sevgi ve aşk” temalı şiirlerini 15 Haziran 2016 tarihine kadar İLESAM Genel Merkezi’ne (ilesamgenelmerkez@gmail.com mail)  ulaştırmaları gerektiğini de sözlerine ekledi.

Parmaksız, “Azerbaycan halkı, Türk dünyası noktasında bizim tanınmış yazarlarımızı/şairlerimizi tanıyor. Nazım Hikmet’i, Necip Fazıl’ı tanıyorlar. Bizleri tanımıyorlar. Bizlerde İLESAM çatısı altındaki şairlerimizi/yazarlarımızı tanısınlar istiyoruz.

‘Sevgi ve Aşk Şiirleri Antolojisi’ Azerbaycan’da yayınlanacak. Ben, şahsen şiirlerin çevirisinin yapılmasından yana değilim. Çeviri olmaz ama bazı notlar konulabilir. Alfabe olarak değişecek harfler olabilir. Kitapta bazı şiirlerin tahlillerine de yer verilecek.

İLESAM Ansiklopedimiz yayına hazırlanıyor.

Dönemin son Cumartesi Sohbetleri ve Şiir Dinletileri programı 28 Mayıs’ta yapılacak.” diyerek konuşmasını yapmak üzere İhsan Kurt’u kürsüye davet etti.

Ermeni sorununu 1900’lü yıllardan önce ve 1900’lü yıllardan sonra olmak üzere iki açıdan incelemek gerektiğine vurgu yapan İhsan Kurt, 1579 yılında Sokollu Mehmet Paşa’nın ölümü ile başlayan Duraklama Devri, pusuda bekleyen Osmanlı düşmanlarına fırsat kapılarını açmıştır, diyerek konuşmasına başladı.

Sayın İhsan Kurt’a notlarını bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyor ve notlarından oluşturduğumuz derlemeyi sizlerle paylaşıyoruz:

“1699 Karlofça Antlaşması’yla Osmanlı Devletinin gerileme ve çöküş dönemi başlamıştır. İlk büyük toprak kaybına sebep olan antlaşma da budur. Ayrıca bu tarih Rusya’nın Avrupa’da kendisinden söz ettirmeye başladığı tarihtir.

1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla Osmanlı’nın yerini Rusya ve Avusturya almıştır. Sonra İngiltere, Fransa ve Almanya beşli grubu oluşmuş, Osmanlı bunlara bağlı bir hale gelmiştir.

1787 yılında Rus Çariçesi Katerine ile Avusturya İmparatoru II.Joseph, Kırım’da Kerson şehrinde buluşuyorlar ve Osmanlı Devletini taksim projelerini görüşmeye başlıyorlar.

İngiltere, Fransa, Avusturya-Macaristan ve Rusya, Balkanlar ve Anadolu’daki Türk varlığını kendileri için sürekli bir tehdit unsuru olarak gördüklerinden dolayı ŞARK MESELESİ (Doğu Sorunu) adı ile bir sorun yaratıp, bu konuyla ilişkin bir gündem oluşturmuşlardır.

Doğu Sorunu, terim olarak ilk defa 1815 yılında Viyana Kongresinde kullanılmıştır. Bu tabir ile Avrupalı büyük güçler ve Rusya arasında Osmanlı Devleti topraklarının paylaşılması amaçlanıyordu.

Batılı devletler amaçlarına ulaşmak için Osmanlı’nın bünyesinde yaşayan Hıristiyan milletleri bir araç olarak kullanmayı uygun bulmuşlardır. Bu araçlardan biri de ERMENİLER olmuştur.